Antalya Tarhanaları

Slow Food Antalya ekibi bir süredir kendisi gibi gönüllü arkadaşlarıyla Antalya yöresinde kaybolmaya yüz tutmuş “tarhana” çeşitlerini bulmak ve tanıtmak için dağ bayır dolaşıyordu. Korkuteli, Kaş ve Manavgat’ta gerçekleştirilen incelemeler sonunda ortaya harika bir “Antalya’nın Tarhanaları” belgeseli çıkmıştı. Belgeselin ilk gösterimi 12-13 Eylül tarihlerinde Foça’da düzenlenen uluslararası “Lezzetlerin Buluşması/Terra Madre Foça”da gerçekleştirilmişti.

Bizde “Antalya Tarhanaları” çalışmalarını www.antalyalezzetleri.com dan ilgi ile takip etmiştik.

“Mavi Yengeçler Antalya Tarhanasını dünyaya tanıtıyor”

Antalya Tarhanaları belgeselini izlemek için…

Geçtiğimiz günlerde ATAV’ın desteği ile hazırlanan Antalya tarhanaları broşürünü inceleme fırsatımız oldu.

Aslında broşürler kısıtlı alanda az şey aktarmalarına rağmen bu seferki broşür dar alanda koca bir zenginliği bize aktarıyor. Broşürde tarhana ve çalışma ile ilgili şu bilgi yer alıyor;

“İçerisinde emeği, tüm armağanlarıyla doğayı, şifayı ve birlikteliğin getirdiği o güzel enerjiyi barındıran bir aş düşünün. Tarhana tüm bu güzelliklerin somut bir sonucu gibidir. Toprak ananın tüm nimetleri ve doğadaki tüm elementler hayat verir tarhanaya.

Köklü geçmişiyle sofralarımızdaki yerini hala koruyan tarhana, konar göçer bir toplum oluşumuzun mutfak kültürümüze bıraktığı en güzel armağanlardandır.

Tarhananın Anadolu coğrafyasındaki varlığı aslında şimdiye dek düşünülenden çok daha eskilere dayanıyor. Son etimolojik ve arkeolojik çalışmalar tarhananın binlerce yıl öncesinde de bilindiğinden söz etmemize olanak tanıyor.

Tarhananın temelinde yoğurt ve buğday vardır. Yöresine göre değişen çeşitli bakliyatlar ve mevsim sebzeleri ile hazırlanır. Tarhana geçmişte sabah kahvaltısı olarak içilen çorbanın ana malzemesidir. Çünkü içeresindeki malzemelere bağlı olarak protein, karbonhidrat ve mineraller açısından oldukça zengindir. Bu değerli besin, her mevsim tüketilebilmek için farklı şekillerde muhafaza edilir.

Selçuklulardan günümüze, yoğurdu değerlendirip, bozulmadan ve yer kaplamadan aylarca saklayabilmenin bir yolu olarak keşfedilen tarhana, Anadolu ile özdeşleşmiş bir besin olarak sofralarımızdaki yerini koruyor.

Nesilden nesile aktarılarak yaşayan yemek kültürümüzün en güzel örneklerinden biri olan tarhana, günümüzde farklı şehir ve bölgelerde, yaş, kuru, toz, parça , yaprak, un, göce ve kızılcık tarhanaları vb… gibi çeşitli formlarda karşımıza çıkıyor. Bu çeşitler içinde en çok bilinen kuru, un ve parça tarhanalardır.

Slow Food Antalya ve Antalya Tanıtım Vakfı olarak, Toros Dağlarının eteğinde yaşamış olan Yörükler ve bu kültürün bir parçası olan tarhanayı mercek altına aldık. Bir aylık bir çalışa ile her biri birbirinden çok farklı olan beş ayrı çeşit tarhanayı su yüzüne çıkarttık. Araştırdığımız tarhanaların tümünün kurutularak saklanmasından dolayı tüm çeşitler, havanın daha kuru olduğu Eylül-Ekim ayları arasında hazırlanır.

Broşürde Yelten Tarhanası, Gömbe Tarhanası, Koca Tarhana, Ekşi Tarhana ve çorba olarak tüketilmeyen ceviz ya da badem ile birlikte yenilerek çerez gibi tüketilen Çerezlik Tarhana tariflerini okuyabilirsiniz.

Mutlaka her Antalyalının, Antalya sevdalısının, lezzet meraklısının elinde bulunması gereken bir çalışma olmuş. Emeği geçenleri kutlarız…

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Antalya’nın geleneksel içeceği PORTAKALATA

Portakalla adı özdeşleşen Antalya’da sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek bir içecek var; PORTAKALATA.

Antalya Tanıtım Vakfı, “Toroslar’dan Akdeniz’e Antalya Lezzetleri” kitabının küçük cep kitabını hazırlamış, tarifi orada gördük, paylaşmak istedik.

  

Malzemeler

3 Su bardağı Portakal Suyu

1 Su bardağı su

2-3 adet rendelenmiş Portakal kabuğu

6 yemek kaşığı toz şeker

Hazırlanışı

İki veya üç portakal kabuğunu rendeleyiniz. Çukur bir kaba koyunuz. Üzerine toz şekeri katıp karıştırınız. 3-4 saat beklemeye bırakınız.

Üç bardak taze sıkılmış portakal suyunu çukur bir kaba koyunuz. Üzerine 1 bardak suyu, şekerli, portakal kabuğu rendesini ekleyiniz. Şeker eriyinceye kadar karıştırma yapınız.

Şeker eriyince karışımı tülbentten geçirerek başka bir kaba aktarınız. Filtre edilmiş PORTAKALATA’yı sürahiye koyup, buzdolabında soğutunuz.

Soğumuş şerbeti bardaklara koyup servise veriniz.

Afiyet olsun. 

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

İbradı Mutfağı’ndan Kırmızı Tavuk

Annelerimizin “Ahhh nerede o eski tavuklar” dediğine çok sık tanık oluyoruz. Gerçekten de eski köy tavuklarının lezzetini bulmak imkansız. Ama yine de tavuk sofralarımızın vazgeçilmezlerinden.

4 kişi için malzemeler

 

– Bütün tavuk ( ayıklanmış ) 1 adet
– Soğan 1 adet
– Zeytinyağı 1 kahve fincanı
– Domates salçası 1 yemek kaşığı
– Kırmızı toz biber ( tatlı ) 1 yemek kaşığı
– Patates 4 adet
– Yeşil sivri biber ( tatlı ) 4 adet
– Sarımsak 5 – 6 diş
– Karabiber 1 tatlı kaşığı
– Maydanoz veya fesleğen ½ demet
– Tuz 1 tatlı kaşığı

HAZIRLANIŞI

1. Bütün tavuğu kuşbaşı büyüklüğü parçalara bölünüz. Tencereye koyunuz. Kısık ateşte tencerenin kapağı kapalı pişirmeye bırakınız.
2. Tavuklar saldığı suyu çekince tencereye rendelenmiş soğanı ve zeytinyağını koyunuz. Tüm malzemeyi karıştırarak kavurunuz. 1 çay bardağı suda sulandırılmış salçayı, kırmızı toz biberi, ayıklanmış ve kuşbaşı doğranmış patatesleri, sarımsak dişlerini, yeşil biberleri ve tuzu ekleyiniz. Malzemelerin seviyesine kadar tencereye sıcak su doldurunuz. Yemeği orta ateşte, tencerenin kapağı kapalı pişirmeye bırakınız.
3. Etler ve patatesler kolayca çatal batacak kadar piştiğinde, yemek kıvamını bulduğunda karabiberi ve kıyılmış maydanozu veya fesleğeni ekleyiniz ve ocağın altını kapatınız.
4. Yemeği servis kabına aktarıp, sıcak sıcak sofraya veriniz.

YAZARIN NOTU :

1. Yemeği patates, sivri biber katmadan sade olarak da pişirebilirsiniz.
2. Zeytinyağı yerine tereyağı da kullanabilirsiniz.

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Elmalı’ya özel çok özel bir lezzet; Gaziler Helvası

Antalya’nın Elmalı İlçesi, tarih, kültür ve doğa hazinesidir. Evliyalar diyarıdır. Osmanlı döneminde Antalya’nın Elmalı’ya bağlı olduğu düşünülürse, üslendiği rol daha iyi anlaşılabilir.

Günümüzde daha çok Antalya’nın yaylası gibi bir işlev üstlense de, hala geleneksel yapısından izler taşır.

Elmalı mutfağı, Antalya yöresinde çok fazla değişime uğramamış, bir çok lezzet bugünde evlerde yaşatılmaktadır. Elmalılı hanımlar bu konuda çok maharetlidir.

Kışlık turşular, erişteler, tarhanalar imece usulü hazırlanır. Yine Elmalı tereyağı hafif ve sağlıklıdır.

Son dönemde Elmalı şarapçılık sektöründe adından sıkça söz ettirmektedir ki, bu başka bir yazı konusu olduğu için şimdilik değinmeyeceğiz.

Gaziler Helvası, kesinlikle tadına bakılmadan, anlatılabilecek türde bir lezzet değildir. Sırada bir un helvası derseniz fena halde yanılırsınız.

Elmalı’da halen ilçe merkezindeki Şen Baba (Mehmet) Restoran’da tadabileceğiniz bu lezzet için Antalya’dan bile siparişler verilmekte, günü birlik Elmalı minibüsleriyle her gün kilolarca helva Antalya’ya taşınmaktadır.

Nasıl ki, yanıksı dondurma için Korkuteli’ye gidiyorsunuz, Gaziler Helvası içinde Elmalı’ya gidin pişman olmayacaksınız.

Gaziler Helvası’nı o kadar anlattıktan sonra ATAV’ın yemek kitabındaki tarifini vermek istiyoruz.

8 Kişi için malzemeler;

– Un 500 gram
– Tereyağ 500 gram
– Çam fıstığı 1 çay bardağı
– Vanilya 1 paket
– Süt 250 gram

Şurup Malzemeleri
– Toz şeker 1 kilo
– Su 1 kilo
– Limon ½ adet

Hazırlanışı;

1. Su ve şekeri birlikte 3 – 5 dakika kaynatınız. Yarım limon suyunu katıp, kestiriniz. Kısık ateşte sıcak bekletiniz.
2. Elenmiş unu tencereye koyunuz. Kısık ateşte devamlı karıştırarak unu pembeleşinceye kadar kavurunuz.
3. Kavrulmuş una fıstıkları ve tereyağını katınız. Karıştırarak unu tereyağına yediriniz. Tencereye sıcak şurubu, sıcak sütü ve vanilyayı koyunuz. Tüm malzemeyi karıştırınız.
4. Helva kıvam tutuncaya kadar karıştırarak, pişirmeyi sürdürünüz.
5. Kıvam tutmuş helvayı servis kabına aktarıp, yayınız ve soğumaya bırakınız.
6. Soğumuş helvanın üzerine kaşıkla desenler yaparak, süsleyiniz ve helvayı servise veriniz.

Afiyet olsun.

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Antalya usulü Düğün Eti

Bugün mübarek Kurban Bayramı’nın birinci günü. Biz de böyle bir günde, Antalya’ya özel bir et yemeği tanıtmak istedik. ATAV’ın Toroslardan Akdenize Antalya Lezzetleri adlı yemek kitabından “Düğün Eti”ni seçtik. Nevin Halıcı bu yemeği şöyle tarif ediyor.

Malzemeler (4 kişilik)

Kemikli keçi veya koyun eti 1 kg

(yumruk büyüklüğünde parçalanmış)

Soğan 2 adet

Domates salçası 1 yemek kaşığı

Domates 3 adet

Karabiber tatlı kaşığı

Tereyağ 2 yemek kaşığı

Tuz 2 tatlı kaşığı

Pilav malzemesi

Pirinç 3 su bardağı

Tereyağ 2 yemek kaşığı

Et suyu 3 su bardağı

Tuz 1 tatlı kaşığı

 Hazırlanışı

Parçalanmış etleri tencereye koyunuz. Etlerin üstünü bir parmak geçecek kadar tencereye su doldurunuz ve orta ateşte kaynamaya bırakınız. Kaynamadan önce su yüzeyinde oluşan köpükleri alınız.

Suyunu çektikçe sıcak su takviyesi yaparak etleri yumuşayıp kolayca çatal batıncaya kadar haşlayınız.

Soğanları rendeleyiniz. Ya da diş diş doğrayınız. Ayrı bir tencereye koyunuz. Orta ateşte tereyağ ilavesi ile karıştırarak sararıncaya kadar kavurunuz.

Kavrulmuş soğanlara rendelenmiş domatesler ile salça katınız. Domatesleri saldıkları suyu çeker gibi oluncaya kadar pişiriniz. Birkaç kepçe et haşlama suyundan katıp, koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirme işlemini sürdürünüz.

Domateslere suyu süzülmüş haşlanmış etleri, tuzu, karabiberi katınız. Birkaç dakika karıştırarak etleri sosladıktan sonra ocağın altını kısınız.

Üç bardak et suyu ile pirinç pilavı demleyiniz. Bunun için 3 bardak pirinç döküp, sıcak tuzlu suda 30 dakika bekletiniz. Suyunu süzüp, tereyağ ile kavurunuz. Üzerine kaynar et suyu döküp karıştırınız. Ocağın altını kısınız, pirinçler suyunu çekip şişinceye kadar pişirmeyi sürdürünüz.

 Pilavı servis kabına alınız. Üzerine haşlamış ve soslanmış etleri koyunuz. Sıcak sofraya veriniz.

Sevdiklerinizle beraber nice bayram sofraları kurmanız dileğiyle, afiyet olsun.

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Antalya usulü Düğün Eti

Bugün mübarek Kurban Bayramı’nın birinci günü. Biz de böyle bir günde, Antalya’ya özel bir et yemeği tanıtmak istedik. ATAV’ın Toroslardan Akdenize Antalya Lezzetleri adlı yemek kitabından “Düğün Eti”ni seçtik. Nevin Halıcı bu yemeği şöyle tarif ediyor.

Malzemeler (4 kişilik)

Kemikli keçi veya koyun eti 1 kg

(yumruk büyüklüğünde parçalanmış)

Soğan 2 adet

Domates salçası 1 yemek kaşığı

Domates 3 adet

Karabiber tatlı kaşığı

Tereyağ 2 yemek kaşığı

Tuz 2 tatlı kaşığı

Pilav malzemesi

Pirinç 3 su bardağı

Tereyağ 2 yemek kaşığı

Et suyu 3 su bardağı

Tuz 1 tatlı kaşığı

 Hazırlanışı

Parçalanmış etleri tencereye koyunuz. Etlerin üstünü bir parmak geçecek kadar tencereye su doldurunuz ve orta ateşte kaynamaya bırakınız. Kaynamadan önce su yüzeyinde oluşan köpükleri alınız.

Suyunu çektikçe sıcak su takviyesi yaparak etleri yumuşayıp kolayca çatal batıncaya kadar haşlayınız.

Soğanları rendeleyiniz. Ya da diş diş doğrayınız. Ayrı bir tencereye koyunuz. Orta ateşte tereyağ ilavesi ile karıştırarak sararıncaya kadar kavurunuz.

Kavrulmuş soğanlara rendelenmiş domatesler ile salça katınız. Domatesleri saldıkları suyu çeker gibi oluncaya kadar pişiriniz. Birkaç kepçe et haşlama suyundan katıp, koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirme işlemini sürdürünüz.

Domateslere suyu süzülmüş haşlanmış etleri, tuzu, karabiberi katınız. Birkaç dakika karıştırarak etleri sosladıktan sonra ocağın altını kısınız.

Üç bardak et suyu ile pirinç pilavı demleyiniz. Bunun için 3 bardak pirinç döküp, sıcak tuzlu suda 30 dakika bekletiniz. Suyunu süzüp, tereyağ ile kavurunuz. Üzerine kaynar et suyu döküp karıştırınız. Ocağın altını kısınız, pirinçler suyunu çekip şişinceye kadar pişirmeyi sürdürünüz.

 Pilavı servis kabına alınız. Üzerine haşlamış ve soslanmış etleri koyunuz. Sıcak sofraya veriniz.

Sevdiklerinizle beraber nice bayram sofraları kurmanız dileğiyle, afiyet olsun.

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Yenmesi Güç olan Yiyeceklerin Yenme Şekli

  • Kuşkonmaz
  • Memleketimizde bulunan bir sebzedir. Çatal, bıçakla yenir. Zira, yanında salçası yoktur. Uç kısımları yenir, sap kısımları bırakılır. Bazı hallerde de kalın tarafından tutularak elle yenilebilir.

  • Jipsler (Cips), kanapeler, küçük sandviçler
  • elle yenir.

  • Spagetti: (Makarna)
  • çatal ve kaşıkla yenir.

  • Pilav:
  • Çatalla yenir.

  • Midye, istiridye:
  • Çatal ve bir lokma ekmekle yenir.

  • Istakoz ve diğer kabuklu deniz hayvanları
  • için lüzumlu araçlar vardır. (Istakoz çatalı) ve (parmak yıkama kabı.)

  • Karides,
  • böcek ayıklanmış olarak sofraya gelmişse, balık çatalı ve bıçağı ile, eğer kabuğu ile masaya getirilmişse kabukları elle çıkarıp, eti elle yenir.

  • Balıklar,
  • balık bıçak ve çatalı ile yemelidir. balık çatal ve bıçağı olmayan ailelerde masaya et çatal ve bıçağı konabilir. Bunlarla yemek mümkün olduğu gibi, çatal ve ekmek yardımıyla da yenebilir.

Yeni Yemek Tarifleri › Kolay ve Resimli Yemek Tarifi

Elmalı Mutfağı’nın Damak Çatlatan Lezzeti; Kızıl Sulu Et

Elmalı İlçesi Antalya’nın geleneklerini korumayı başaran nadir yörelerinden. Elmalı’da gerek belediye, gerek dernek ve gerekse işadamları Elmalı’nın geleneklerini koruma konusunda örnek bir işbirliği ve çaba sergiliyor. Elmalı’da restorasyonu tamamlanan geleneksel bir Elmalı evinde zaman zaman Elmalı sofrası kurulduğuna ve davetler verildiğine tanık oluyoruz. Son olarak ünlü gurme Vedat Milor, Elmalı’yı ziyaret etmiş ve bu sofranın konuğu olmuş ve NTV’deki programında beğenisini dile getirmişti.

Elmalı’nın bu çok özel yemeğini yine ATAV’ın Antalya Lezzetleri kitabından Şakir Şen ve Kadriye Doğan’ın tarifiyle veriyoruz.

MALZEMELER ( 8 KİŞİLİK)

Kemikli parça et ( koyun veya keçi )

Soğan ( orta boy ) 3 adet

Domates salçası 1 yemek kaşığı

Kırmızı toz biber ( tatlı ) 1 yemek kaşığı

Karabiber 1 tatlı kaşığı

Kekik 1 tatlı kaşığı

Tereyağ 3 yemek kaşığı

Zeytinyağı 1 çay bardağı

Tuz 1 tatlı kaşığı

HAZIRLANIŞI

Geniş yüzeyli bir tavayı orta ateşte kızdırıp, zeytinyağını koyunuz.

  1. Kızgın yağda etleri alt üst ederek parti parti kızartınız ve bir kaba çıkartınız.
  2. Diş diş doğranmış veya rendelenmiş soğanları tencereye koyunuz. Orta ateşte tereyağ ilavesi ile karıştırarak soğanları sararıncaya kadar kavurunuz ve bir çay bardağı suda sulandırılmış salçayı ve kırmızı toz biberi katıp, karıştırınız.
  3. Soğanlara kızartılmış etleri, tuzu, karabiberi ve kekiği ekleyiniz. Azar azar su katarak 3-5 dakika karıştırarak kavurduktan sonra tencereye etlerin hizasına kadar su doldurunuz. Tencerenin kapağı kapalı etleri pişirmeye bırakınız.
  4. Etler pişmeden suyunu çektiğinde sıcak su takviyesi yapınız.
  5. Etler kolayca çatal batıncaya kadar piştiğinde ocağın altını kapatınız. Etleri servis kabına aktarıp sıcak sıcak sofraya veriniz.

YAZARIN  NOTU

Salça yerine 3-4 adet domates  de kullanabilirsiniz. Bu takdirde kavrulmuş soğanlara katılan rendelenmiş domateslerin suyunu çeker gibi oluncaya kadar pişirilmesi gerekmektedir.

FULLANTALYA.COM » Bir Antalya Yemeği

Meyvelerin Yenme Şekli

Meyveler masaya büyük yemişlikler içerisinde iyice yıkanmış ve muntazam sıralanmış olarak sofraya getirilir. Meyveyle beraber ziyafet sofrasında izah edilmiş su kaseleri de masaya getirilir.
Davetliler yemişlikten istedikleri meyveyi alarak, önlerindeki meyve tabaklarına koyup usulüne uygun olarak gerekenleri çatal, bıçakla soymak suretiyle, bazılarını da elle yerler.
ElmaArmut – Şeftali : Çatal, bıçak kullanmak suretiyle yenir. Bunlara çatal, belli bir yerine batırılarak tespit edilir. Eğer meyvelerin alt kısımları tabakta muntazam durmayacak kadar sivriyse bir parça kesilerek düzeltilir. Böylece tabakta düz durması sağlanır. Sonra sap kısmından uzunlamasına ikiye kesilir. Sonra yine çatal, bıçak yardımıyla tekrar uzunlamasına ikiye kesilerek böylece meyveler dörde ayrılmış olur. Sonra bu parçalardan birinin iç kısmına ve biraz uca doğru çatal batırılıp bıçakla ve başparmağın yardımıyla kabukları soyulur. Sonra da parça tabağa konarak talaş kısmı çıkarılıp bıçakla küçük parçalara kesilip çatalla ağıza götürülmek suretiyle yenir. Bu meyveler hiçbir zaman sofrada helezonik (koni şeklinde soyulup yenmez.
Aile sofralarında kabuklu meyveler çatal kullanılmadan bıçakla dörde kesilip her parçayı ele alıp kabuğunu soyup, talaş kısmını çıkardıktan sonra ele alıp yenebilir. Resmi ziyafet sofralarında çatal, bıçak kullanmak suretiyle yenmelidir.
Portakal ve mandalina : Bu meyveler de çok resmî ziyafetlerde çatal ve bıçak kullanılmak suretiyle yenilir. Portakal, tabağa yan olarak konur. Tam ortasına sol elimizdeki çatal batırılır. Bıçakla portakalın sap kısmından ve alt kısmından birer kapak kaldırılır. Sonra bıçağın desteğiyle çatal çıkarılıp portakal dik çevrilir. Üzerine tekrar çatal batırılıp yandaki kabuklar yüzercesine aşağıya doğru soyulur. Sonra portakal dört parçaya ayrılıp bıçakla küçük parçalara kesilerek çatalla yenir.
Aile sofralarında portakalın üstünden bir kapak kesilip,sonra kabuğu dilimlere ayrılıp elle soyularak da yenir.
Portakalın ziyafet sofralarında diğer bir yeniş şekli de, portakal, çatal-bıçak yardımıyla kabuklarıyla dilimlere ayrılır. Sonra her dilim karpuz gibi kesilmek suretiyle yenir. Çok sulu olmayan portakallara bu usul uygulanabilir.
Mandalinalar çatal-bıçak yardımıyla kolayca soyulup çatalla yenir.
Greyfurt : Greyfurtlar ortalarından ikiye kesilmiş olarak, hatta etle kabuk arası kesilmiş olarak ve üzerine pudra şekeri serpilmiş olarak sofraya getirilir. Sonra küçük tatlı kaşıklarıyla oymak suretiyle yenmesi gereklidir.
Muz : Muz, tabağa alınır ve her iki ucu çatal-bıçak yardımıyla birer parça kesilir. Daha sonra uzunlamasına doğru yalnız kabuk kısmı kesilir ve çatal-bıçak yardımıyla kabukları kesilen yerden ikiye ayırıp, muzun ortaya çıkması temin edilir. Yine çatal-bıçak yardımıyla muzdan küçük parçalar kesilip, çatalla yenmesi gerekir.
Karpuz : Dilimlere ayrılmış olarak gelir. Karpuzu çatal-bıçak yardımıyla kabuğundan ayırdıktan sonra küçük parçalara keserek yemelidir.
Çekirdekleri tabakta çatalla temizlemeye kalkmak pek doğru değildir. Karşımızdakine veya masa örtüsüne sıçratmamız tehlikesi olabilir.
Kavun : Karpuz gibi yenir. Bazı ülkelerde ise kaşıkla oymak suretiyle yenir. Ülkemizde karpuz gibi çatal-bıçakla yenir.
İncir : Resmî ziyafet sofralarında çatal-bıçakla yenir. Sol eldeki çatalı, tabağımızda sapı yukarı doğru konmuş olan incirin bir tarafına batırıp kabuğunu soyup, sonra bıçakla dörde kesip her bir parçayı küçük parçalara kesip yemelidir.
Aile sofralarında elle soyulup yenilebilir.
Elle yenilebilen meyveler: Kiraz, vişne, üzüm elle yenir.
Tabağımıza aldığımız kiraz ve vişneler saplarından tutularak ve sol elimizle ağzımıza götürülerek yenir. Çekirdekleri masaya konmuş küçük kaşıklara çıkarılmalıdır. Kaşık konmamışsa çekirdekler elle çıkarılır ve tabağın bir köşesine konularak yenir.
Üzüm : Üzüm, sapından küçük parçalara ayrılıp, sonra sağ elle taneleri alıp yemeliyiz. Sonra kaselerde ellerimizi hafifçe yıkayabiliriz.
Erik ve kayısı : Elle yenebilir. Bazen de bıçakla dörde kestikten sonra çekirdekleri çıkarılıp ele alınıp yenebilir.
Çilek : Çilek, kremalı olarak getirilmişse kaşıkla veya iki dişli çatalla yenir. Büyük ve kremasız çilekler elle yenir.

Yeni Yemek Tarifleri › Kolay ve Resimli Yemek Tarifi

Ziyafet Yemeklerinde Alınabilecek (İçilebilecek) İçkiler

Her milletin kendi tercih ettiği içkiler vardır. Genellikle Amerikalılar kokteylleri, Almanlar birayı, Fransızlar ve İtalyanlar şarapları tercih ederler.
Genellikle Türkler de şarapları tercih ederler. Şarap hafif bir içkidir. Sağlığa faydalı olmakla beraber yemeklere tat ilave ettiği gibi, renkleriyle de sofrayı süslerler.
İki çeşit şarap vardır:
a) Tatlı ve meyvelerle servis yapılan tatlı şaraplar,
b) Yemeklerle servis yapılan «sek» tatlı olmayan şaraplar. Bunlar da beyaz ve kırmızı olmak üzere ikiye ayrılırlar ve bütün yemek boyunca içilebilirler.
Beyaz şarap soğuk, kırmızı şarap soğutulmadan içilmelidir.
Beyaz şaraplar genellikle beyaz etlerle alınırlar. Tavuk ve balık gibi. Kırmızı şaraplar kırmızı kasap hayvanları gibi etlerle alınırlar.
Kabuklu deniz hayvanlarıyla çoğu kez «sek» beyaz şaraplar içilir. Kümes hayvanları, balık ve diğer deniz ürünleri beyaz et grubundadır.
Her çeşit ördekler, et ve bütün av hayvanlarının etleri de kırmızı et grubundandır.
ler ve peynirle tatlı kırmızı şaraplar içilir.
Kahveyle likör ve meyveli konyaklar içilir.
«Sek» köpüklü şaraplar (şampanyalar) her zaman, her yemekle alınabilir. Şampanya resmî ziyafetlerin ve mühim davetlerin içkisi olarak tanınır.
Bira, rakı daha ziyade aile ve çok resmî olmayan ziyafetlerde alınan içkilerdir.
Herhangi bir içkiyi bardağa koyarken bardağı ele almamalı, bardak masadan kalkmamalıdır. Oturan kimsenin sağından içki bardağa döküldükten sonra şişeyi kaldırırken hafif ve yavaşça döndürün; bu hareket şişenin ağzındaki son damlayı yakalar ve örtüye dökülmesine mani olur.
Kırmızı şarap bardağı büyük, beyaz şarap bardağı küçük olur. Çünkü beyaz şarap soğuk içilir. Isınmadan içmek için küçük olur. Şaraba buz konması tadını bozar. Bu bakımdan Şaraba buz koymak doğru değildir.
Bir ziyafet sofrasında şerefe kadeh kaldırıldığında şerefine içen kimseler kadeh kaldırır, o kimse kaldırmaz. Türkiye’de şerefe kadeh kaldırma tatlı veya meyveyle içki alınırken yapılır ve yahut da ev sahibinin ilk yemeğe başlarken, «Afiyet olsun!» sözüyle de içki ve yemeğe başlanır.

Yeni Yemek Tarifleri › Kolay ve Resimli Yemek Tarifi

BAŞA DÖN