19 OCAK 1736 JAMES WATT’IN BUHAR MAKİNESİ

İskoçya’nın Glasgow şehrinde, bir profesör, bozulan bir buhar makinesini tamire vermişti. Makineyi tamir eden genç adam 19 Ocak 1736’da doğmuş olan James Watt idi:
Thomas Newcomen tarafından icâd edilen bu­har makinesi o devirde çok ilkel bir durumday­dı; çok az bir randıman verebilmek için çok miktarda buhar ve kömür harcıyordu.
Watt, bir yandan makineyi tamir ederken, bir yandan da, enerji kaybı önlendiği takdirde ma­kinelerden büyük yararlar sağlanacağını düşün­dü. Bu konuda çalışmaya başladı ve sayısız dene­meler yaptı. Nihayet genç tamirci 1769 yılında adına lâyık olan ilk buhar makinesinin beratını aldı. 1786 yılında yaptığı bir makine ise yalnız bir pompayı çalıştırmakla kalmayıp, bir değir­meni veya bir dokuma tezgâhını dahi çalıştıra­bilecek yetenekteydi.
Basit bir teknisyen olan James Watt, herhan­gi bir ihtirasın peşinde koşmayan, kendi hâlin­de bir insandı. Namuslu ve çalışkan bir sana­yici olan Boulton’la tanışmasının büyük yara­rını gördü. Boulton onu daima destekledi ve tasarladığı makinelerini imâl etti.Kaynak:Haber247.comBugün Watt adı, bir makinenin bir saniyede yapacağı belirli bir iş için gerekli olan gücü ölç­meye yarayan birimin adı olarak kullanılmak­tadır. En çok elektrikte kullanılır ve ampulle­rin üzerinde yazılı olur. Ampullerdeki watt sa­yısı, ampulün gücünü gösterir. 1 kilovat bin watt’a eşittir.

20 OCAK 1938 İLK ÇİZGİ FİLMLERİ YAPAN EMİLE COHL

20 Ocak 1938’de, Paris banliyölerindeki bir has-tahanede, unutulmuş ve fakir bir sanatçı öldü. Bu, ilk çizgi filmlerin yaratıcısı Emile Cohl idi.
Emile Cohl 4 Haziran 1857’de doğmuştu. Bir mücevhercinin yanında çalışırken ünlü kari­katürist Andre Gül’e tanışarak onun öğrencisi oldu. Resme olan kaabiliyetini kısa zamanda ilerleterek çeşitli resimli gazetelerde Emile Cohl adıyla çalıştı. İlk sinema filmlerini gördüğü za­man büyük ilgi duydu. Hele bir gün Paris’te, kü­çük bir sinemada kendi karikatürlerinden alı­nan bir konuyla karşılaşınca çok heyecanlandı.
«Hayalimizde yaşayan varlıkları çizerek, fo­toğrafın yerine çizgi resim konsa ne olur?» Diye düşünen Emile Cohl, hemen bu düşüncesini ger­çekleştirmeye koyuldu ve ilkel bir makineyle çektiği 2. 000 resimden meydana gelen ilk filmi­ni yaptı.Kaynak:Haber247.com
Böylece hareket eden resimlerden meydana gelen ilk çizgi film yapılmış oldu. «Fantasma-gorie» denilen ilk film 36 metre uzunluğunday-dı. Gösterilmesi ise iki dakika bile sürmüyordu. Ancak bu ilk film öyle büyük bir başarı kazan­dı ki, 1908’den 1910’a kadar, iki yıl içinde Cohl, 60 film yaptı.
O zamandan beri çizgi filmler, daima büyük bir ilgi görerek yapıldı ama bugün, Emile Cohl’u hatırlayanlar pek azdır.

21 OCAK 1954 İLK ATOM DENİZALTISI

A.B.D.’ndeki «Electric Boat Company» tez­gâhlarında inşa edilen «SS 571», denize indirildi­ği gün takvimler 21 Ocak 1954’ü gösteriyordu. Yeni tip bir denizaltı olan bu geminin, 91 met­re uzunluğunda ve 8.50 metre genişliğindeki si­lindir biçimi çelik gövdesiyle ilk bakışta, elli yıldan beri yapılan diğer denizaltılardan bir farkı yok gibiydi.
Yalnız, bu denizaltı gemisinin, diğerlerinden ayrıldığı tek nokta, atom motoruyla çalışmasıy-dı. Evet bir noktada ayrılıyordu, ama bu çok önemli bir noktaydı. Eski denizaltı gemileri an­cak belirli miktarda yakıt alabiliyorlardı; bu yüzden hareket alanları dardı. En büyük bir de­nizaltı gemisi bile 10.000 milden fazla dolaşamı­yor ve su altında ancak birkaç saat kalabiliyor­du. Halbuki atom denizaltısı (veya nükleer de­nizaltı) aylarca deniz altında kalabilmekte ve pilinin iki yılda bir doldurulması gerekmekte­dir.Kaynak:Haber247.com
1954 yılının sonunda hizmete giren ve «SS 571» diye anılan bu denizaltı gemisine «Nautilus» adı verildi. Gemi ilk yıl ikmâl yapmadan 27.000 mil seyretti, bunun 13.000 mili deniz altında geç­mişti. 1958 Ağustosunda ise Kuzey Kutbu’nda, tam kutup noktasından buzların altmdan ge­çerek büyük bir başarı sağladı.

22 OCAK 1775 DALGIN BİR ADAM: AMPERE

Matematikçi, fizikçi, kimyacı ve filozof olan Andre-Marie Ampere; sâde bir yaşantıya sahip kendi hâlinde bir insandı. Özel bir geliri olmadı­ğı için, bir yandan profesörlük ediyor, bir yan­dan da bilimsel araştırmalarına devam ediyor­du. Zihni daima çeşitli problemlerle meşgul ol­duğundan, bu ünlü bilgin son derece dalgındı.
Öyle ki, bir gün Paris’teki mühendislik oku­lunda ders verirken, karatahtayı sildiği bez par­çasını mendil zannederek burnunu silmeye kalk­mış, eli yüzü tebeşir tozlarından bembeyaz olun­ca, öğrencilerinin alaycı gülüşmesine yol açmış, fakat o buna aldırmadan dersini anlatmaya de­vam etmişti.Kaynak:Haber247.com
Bu fizik bilgini, sokakta yürürken dahi da­ima çeşitli problemleri düşünür, çok defa nere­ye gideceğini unuturdu. Bir defasında, çok zor bir problemin çözümünü düşünüyordu. Birden cebinden bir tebeşir çıkarıp, yolun kenarında beklemekte olan bir arabamn üzerine yazıp çiz­meye başlamış; gelip geçenlere ve kendisini seyredenlerin gülüşmelerine aldırmadan çalış­masına devam etmişti.
22 Ocak 1775’te doğmuş olan bu dalgın fizik­çi, elektrik alanında önemli keşifler yapmış ve değerli bir eser bırakmıştır.
Bugün Amper adı, elektrik akımının şid­det birimi olarak kullanılmaktadır.

Erzincan – Dhpk-C?li Teröristin Cenazesi Çayırlı ya …

Dhpk-C’li teröristin cenazesi Çayırlı’ya alınmadıTunceli’de güvenlik kuvvetleri ile girdiği çatışmada ölü ele geçirilen ‘Çayan’ kod adlı DHKP-C’li terörist Cihan Gün’ün Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Gelinpınar köyünde toğrağa verileceğini duyan halk, tepki gösterdi.
Haberler.Com

BAŞA DÖN