Kaynarca’yı Allah korudu

Aslen Posof’un Aşıkzülali köyünden olan AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca’nın bulunduğu araç kaza yaptı.
AK Partili 4 milletvekilini taşıyan otomobil Afyonkarahisar’a giderken dün akşam saatlerinde kaza yaptı. Otomobilin bariyerlere çarptığı, milletvekillerinin kazayı hafif sıyrıklarla atlattığı belirtildi.
AK Parti’nin Afyonkarahisar’daki istişare toplantısına katılmak için yola çıkan İstanbul milletvekili Tülay Kaynarca ile Fatma Benli, Trabzon milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu ve Antalya milletvekili Sena Nur Çelik’i taşıyan otomobil, bariyerlere çarptı. Afyonkarahisar’a 30 kilometre kala İscehisar ilçesinde meydana gelen kaza sonrası, milletvekilleri Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alındı.
Tülay Kaynarca’nın kolunda zedelenme olduğu ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Tedavilerinin tamamlanması ardından istişare toplantısına katıldıkları belirtildi. Haber Merkezi

Posof Sınır Gazetesi

ALLAH KORUDU

Seyir halindeyken lastiği patlayan kamyonet yoldan çıktı. Hurdaya dönen kamyonet sürücüsü hafif şekilde yaralandı.

Kaza Kozan-Adana karayolu İmamoğlu ilçesi yakınlarında meydana geldi. Erkan Uçar yönetimindeki 01 YM 556 plakalı ev eşyası yüklü kamyonet, İmamoğlu ilçesi yakınlarında arka lastiğinin patlaması sonucunda yoldan çıktı. Savrularak yol kenarında ki tarlaya devrilen kamyonet kullanılamaz hale gelirken araç sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Ayrıca aracın kasasında bulunan eşyalar tarlaya savrularak zarar hördü. Yaralı sürücü olay yerine gelen ambulans ile İmamoğlu Devlet Hastanesine kaldırıldı. Jandarma kaza ile ilgili soruşturma başlattı.

ADANUS GAZETESİ

ALLAH RAHMET EYLESİN, MEKANI CENNET OLSUN

Tahir Elçi1

Fahrettin ÖZTOPRAK

Artuklular ve Akkoyunlular Türkmenlerin her şeyidir. Benim de her şeyimdir. Şerefim, haysiyetim, tarihim, kültürüm ve sanat eserlerimdir. Artuklular ve Akkoyunlular Doğu Anadolu, bilhassa Güneydoğu Anadolu’da 11. Asırdan başlayıp 16. Asra kadar tam 425 yıl hüküm sürmüşler, başta el-Cezeri olmak üzere pek çok bilim adamı yetiştirmişler, camiler, medreseler, kaleler, imarethaneler, çeşmeler, sebiller, köprüler, kervansaraylar inşa etmişlerdir. Bugün Diyarbakır dahil, Mardin, Ahlat, Hısnıkeyf, Adıyaman, Harput gibi vilayet ve ilçelerde görülen pek çok tarihi eser Artuklulardan kalmadır. Bu eserler günümüzde bile sapasağlamdır. Yine Akkoyunlu Türkmen Devleti’nin Diyarbakır’da pek çok tarihi eseri mevcuttur. Bu eserlerden biri de Dört Ayaklı Minare ve Kasım Padişah adı ile tanınan camidir. Bu cami, minaresindeki yazıtından anlaşıldığı gibi, 1500 yılında Akkoyunlu Sultanı Kasım Bey tarafından yaptırılmıştır.
7 Haziran seçimlerinden sonra Güneydoğu’ya hükümetin uyguladığı operasyonlarda, bilhassa Diyarbakır’da Artuklu ve Akkoyunlulardan kalma tarihi eserler, başta camiler olmak üzere, medreseler, çeşmeler, tarihi yapılar her iki taraftan da atılan roketler, mermilerle hasar görmekte ve tahrip olmaktadır. Bu tahribat son zamanlarda had safhasına varmıştı. İşte Tahir Elçi, dün Diyarbakır Barosu Başkanı olarak, yanında avukat arkadaşları ile, tahribata uğramış Kasım Padişah camiinde ve Dört Ayaklı Minare önünde, bu tarihi eserlerin çatışmalarda tahrip olmaması ve korunması amacı ile yapmış olduğu basın açıklamasında, vurularak öldürüldü. Açıklama sırasında Tahir Elçi ve yanında bulunan avukatlar ellerinde, “İnsanlığın mirasıyım, mirasına sahip çık’” ve “Ayaklarımdan vurdular” yazılı dövizler taşıyordu. Kurşunlanan Tahir Elçi ve bir polis hayatını kaybetti. İki saldırgan kaçarak kayıplara karıştı. Olay sonrasında cinayet mahaline gelen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı ve ekibine, cinayet mahalinde roketatar ve uzaktan kumanda bombayla saldırı yapıldı. Bu saldırıda iki polis yaralandı. Saldırganlar yine kaçtı. Bu ne cüret? Hem Tahir Elçi öldürülüyor hem de olay yeri inceleme ekibine, bilhassa roketatar ve bombayla saldırıda bulunuluyor. Tabi ki yine minare ve camide tahribat. Bunları yapan kim? Onlar söz konusu saldırıyı düzenlerken kimden/kimlerden cesaret alıyor da böylesine pervasız hareket edebiliyorlar. İster PKK olsun, isterse dinci terör örgütlerinden biri olsun, her iki saldırıyı gerçekleştirenler kimse, onlardan hesap sorulmalıdır.
Tarihi eserlerin tahribatını önleme görevini Tahir Elçi bir gönüllü olarak üstlenmişti. Bu nedenle orada bildiri okuyordu. O bu bildiriyi okurken şehit edildi. Elinde okuduğu bildiri yerlerde süründü. Hatta ayaklar altında çiğnendi. Olay gazetelerde ve internet sitelerinde haber yapıldıktan sonra, yine ön yargıları ile hareket eden bizim ülkücüler Tahir Elçi’ye veryansın ettiler. Neymiş efendim, o “PKK terör örgütü değildir” demiş. Nasıl demiş, nerede demiş, tabi ki belli değil. Dedikodu ve basının bir karalaması, onu hedef göstermesi… Başka bir şey değil. Öldürenler PKK’lı, hatta dinci terör örgütüne mensup kimseler de olabilir. Büyük ihtimalle PKK. Buna rağmen ülkücüler ona veryansın ediyor. İşte ben bunu anlamış değilim. Oysa Tahir Elçi çok büyük bir insan. Özbeöz bir Türk. Bir Türkmen. Bizim gibi, onun da soyu Artuklu’dan ve Akkoyunlu’dan. Tahir Elçi’nin arkasından laf söyleyen, ona küfreden bu ülkücüler kimden yana? Neden küfrediyorlar? Ne için küfrediyorlar? İşte ben bunu anlamakta zorlanıyorum. Güneydoğu Anadolu’daki Türk ve Türkmen tarihi eserlerini korumayı gönüllü olarak kendine vazife edinmiş, bunun için ta Unesco’ya kadar giderek, uluslararası mücadele veren, o nedenle öldürülen birine küfrediyorlar.
Beyefendiler,
Tahir Elçi sizin gibi laga luga yapmıyor. Sizin gibi boşa havan dövmüyor. O kafayı Artuklu ve Akkoyunlu tarihi eserlerine takmış, bunları korumayı amaç edinmiş, bunun için gece gündüz çalışıyor. Bu nedenle adı geçen tarihi eser önünde bildiri okurken vurulup şehit ediliyor. Siz nasıl bir insansınız. Sizde hiç akıl, mantık, düşünce, irade yok mu? Sizi bunlardan yoksun insanlar olarak yaratıp da mı öbür dünyadan buraya koyverdiler? Yoksa Suudilerin Vahhabi zihniyeti sizi de mi cezbetmeye başladı? Hani, onlar yani IŞİD tarihi eserleri yakıp yıkıyor, parçalıyor ya… Onların ruhu size de mi sirayet etmeye başladı? Bu nedenle mi Tahir Elçi’nin ölüsünü hedef teşkil ettiniz de, ona küfrediyor, sövüp sayıyorsunuz?
Beyler,
Siz yapmıyorsunuz, bari bunu yapan ve bu uğurda şehit olan birinin peşinden hiç olmazsa, bir fatiha okuyun, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun deyin. Ama, ne gezer. Bunların hiç biri yok. Bol bol küfür, bol bol sövme. Size Türk demeye bin şahit ister. O, Anadolu’da en az 25 milyon civarında nesil olarak bulunan Artuklu ve Akkoyunlu Türkmenlerin tarihi eserlerini, bilhassa son hükümdarlarından Kasım Padişah’ın dünyada bir eşi daha bulunmayan caminin Dört Ayaklı Minaresi’ni korumak ve Unesco tarafından korunma altına alınmasını sağlamak isterken, bunun için bildiri okurken, daha bildirisini tamamlamadan öldürüldü. Başka bir amaç için öldürülmedi. O bunun için öldürüldü. Benim Bozkoyunlu aşiretimin ve Beğdili boyumun geçmişten günümüze gelen tarihi eserlerini korumak isterken öldürüldü. Sizi insafa davet ediyorum. Bir az vicdanlı olun. Bakın İstiklal marşımızın yazarı Mehmet Akif ne diyor:

“Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber…”

Adana Olay Haber

Allah Diyen Sarısı” Patatesi Tescillenecek

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: – Patates proje alanından detay görüntüler- Patates tohumlarından detay görüntüler- GOÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Yılmaz ile röportaj- Detaylar ‘Allah diyen sarısı’ patatesi tescillenecek- Tokat’ın Niksar ilçesinde yetiştirilen türün ıslahı ve tescili için Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesince TÜBİTAK desteğiyle çalışma yürütülüyor- GOÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz: -‘Patatesin normal şartlarda sulamasız yetişmesi mümkün değil ama bu türün susuzluğa karşı direnci diğerlerine göre daha iyi. Sulamasız yetiştirildiği için gübreleme de minimum düzeyde kalıyor’- ‘Allah diyen sarısı çeşidini bir noktaya getirip tescil edilmesi için çalışıyoruz’ RECEP BİLEK – Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Tokat’ın Niksar ilçesinde yetiştirilen ‘Allah diyen sarısı’ patates türünün ıslahı ve tescili için çalışma yürüttüklerini bildirdi.
Haberler.Com

BAŞA DÖN