Bakanlıklardaki Yasaya Aykırı Özel Hesap İddiası …

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına (TBMM), Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ile Bilim-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.
Haberler.Com

Özgürlüğe aykırı yasa yapılamaz Dershaneler kapatılamaz

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), dershanelerin kapatılmasına ilişkin kanunu iptal eden kararı gerekçeli olarak dün Resmî; Gazete’de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.

Kararda, dershanelerin faaliyetlerinin eğitim-öğretim hakkı ile serbest çalışma hürriyetine ilişkin olduğu, kapatmayla bu anayasal hakların ihlal edildiği kaydedildi. Kapatmaya yönelik kanunun, kamu yararı ve demokratik toplum düzeninde gerekli olmayan ölçüsüz bir sınırlama getirdiği vurgulandı. Dershanelerin bir üst okula hazırlanmada yardımcı faaliyet gösterdikleri hatırlatılırken, özel teşebbüslerce verilen eğitim öğretimin Anayasa’nın 42. maddesi kapsamında olduğu belirtildi. Kararda, “Kişilerin eğitim ve öğrenim hakları ile teşebbüs hürriyetini ortadan kaldıracak, kullanılamaz hale getirecek ya da ölçüsüzce sınırlandıracak düzenlemeler getirilemez.” denildi. Kanunun Anayasa’nın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı olduğu vurgulandı.

AYM’nin, dershanelerin kapatılmasını öngören 6528 sayılı kanunun bazı hükmlerinin iptaline ilişkin 5 üyeye karşı 12 üyenin oyçokluğuyla verdiği kararda tarafların görüşünün alındığı hatırlatıldı. Dershanelerin, eğitim öğretim hakkı ve serbest teşebbüs hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Temel hak ve özgürlüklerin Anayasa’nın 13. maddesine göre ancak kanunla sınırlanabileceğine vurgu yapılırken, bu sınırlamaların da Anayasa’nın 13. maddesine göre ruhuna aykırı olamayacağı kaydedildi. Kanuni sınırlamanın ölçülülük ilkesini ihlal etmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Dershanelerin daha önce kanunla yasal statüye kavuşturulduğuna atıf yapılan gerekçeli kararda, önleyici tedbir almak yerine dershanelerin tamamen kapatılmasının dışarıdan eğitim desteği imkânını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Her sene milyonlarca gencin üniversite sınavlarına hazırlanma imkânını elinden alan kapatma kararının yanlışlığına işaret edildi. Özel teşebbüs niteliğindeki dershanelerin dönüşüme zorlanmasıyla Anayasa’nın 48. maddesindeki teşebbüs hürriyetinin ihlal edildiği anlatıldı. Okul dışı eğitim kurumlarını oluşturmak bakımından devletin bir yükümlülüğü bulunmadığı vurgulanan gerekçeli kararda özetle şu tespit ve uyarılarda bulunuldu:

“Özel sektörün mevzuat çerçevesinde sunduğu hizmetlerin kaldırılmasına yol açacak düzenlemelerden kaçınmak gerekir. Dershanelerin kapatılmasıyla öğrencilere sınavlara hazırlanmak için bir alternatif bırakılmadı ve öğrencilere sınırlı bir bilgiye erişim olanağı tanındı. Giriş sınavlarına hazırlık ihtiyacını karşılayacak okul dışı alternatif imkânlar sağlanmadan dershanelerin kapatılarak eğitim sisteminden çıkarılması eğitim ve öğretim hakkına ölçüsüz bir sınırlamadır. Devletin yasal statüye kavuşturduğu dershanelerin doğurduğu sakıncaları gidermek yerine kapatması kişilerin eğitim desteği alma imkanını ortadan kaldırmakta ve Anayasa’nın 42. maddesi ihlal edilmektedir. Kurallar Anayasa’nın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğinden 2, 5, 17, 35 ve 49. maddeleri yönünden ayrıca incelemeye gerek duyulmamıştır.”

Dershanelerin 1 Eylül’de kapatılmasını öngören madde ile birlikte diğer maddelerde yapılan değişikliklerin de temel düzenlemenin uzantısı niteliğinde olduğuna dikkat çeken Anayasa Mahkemesi, bunların da iptal edildiğini duyurdu. İptal kararına AYM üyeleri Nuri Necipoğlu, Hicabi Dursun, Kadir Özkaya, Muammer Topal ve Rıdvan Güleç muhalefet şerhi yazdı.

Valilerin müdür atamasına iptal yok

Öte yandan gerekçeli kararda dershanelerin MEB aleyhine dava açmaması ve açtıkları davaları geri çekmesi halinde Hazine arazisine okul yapmalarına izin verileceği yönündeki kanun hükmü Anayasa’nın hukuk devleti ilkesine aykırı bulundu. Okul ve kurum müdürlerinin vali tarafından 4 yıllık süre için atanması yönündeki kural ise Anayasa’ya uygun bulunarak bu konudaki iptal başvurusu reddedildi. Okul ve kurum yöneticiliklerinin kazanılmış hak kapsamında olmadığı ifade edilerek, okul müdürlerinin görevine kanunla sonlandırılmasının Anayasa’ya aykırı olmadığı savunuldu. Müfettiş ve başmüfettişlerin görevden alınmasına ilişkin hüküm için yapılan başvuru da benzer gerekçelerle reddedildi.


AYM kararı kesindir, engelleyici dayatmalar suçtur

Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk: Ülkenin mevzuatına güvenerek dershanelere yatırım yapmış, parasını harcamış insanların işletmelerini hiçbir kanunla kapatamazsınız. Şu anda dershaneleri kapatmak Anayasa Mahkemesi kararıyla yasak hale getirilmiştir. Bu mutlaka uygulanması gereken karardır. Dershane açılacaktır, açılmak zorundadır. AYM’nin okul yöneticileriyle ilgili iptal kararı vermemesini ise kınıyorum. Bu, alın teri çalınan insanların haklarının gasp edilmesine göz yumulmaması demektir.

Pak Eğitim-İş Genel Başkanı Abdullah Kayışkıran: Kararla birlikte dershanelere ilişkin oluşturulan kaos son bulmuştur. MEB yetkilileri hâlâ belirsizlik varmış gibi bir hava estirerek fiili durum oluşturmaya çalışıyor. Bu tavırların hiçbir meşru ve hukuki dayanağı yoktur. En üst yargı makamı açık ve net bir karar vermiştir ve dershaneler, geçmişte yaptıkları bütün eğitim faaliyetlerini sürdürme hakkına yeniden kavuşmuştur. Dershaneler, kayıt alıp ders planlamalarını vakit yitirmeden yapabilir. Engelleyici bütün dayatmalar suçtur.

ÖZ-DE-BİR Başkanı Faruk Köprülü: Gerekçeli kararla mahkeme dershanelerin devam etmesi gerektiğini vurguladı. Çok gecikmiş bir karar. Baştan böyle bir kanun ortaya çıkmamalıydı, gelmemeliydi. Bakanlığın çok kısa süre içerisinde bir yol haritası çizeceğini bekliyoruz. Temel liseler, okul saatleri içerisinde temel lise hizmetini yürütürken okul saatleri dışındaki kalan sürede de, bir üst okulun sınavlarına hazırlanacak öğrencilere kurs yapma hakkını kazanmalıdır. Bu yapılırsa mağduriyetlerin önüne geçilebilir.

ZAMAN-GÜNDEM

ABD Ulusal Basın Kulübü: TIR soruşturması demokrasiye aykırı

Dünyanın önde gelen basın örgütlerinden ABD Ulusal Basın Kulübü (NPC), MİT TIR’larındaki silah görüntüleriyle ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi’ne soruşturma açılmasını sert bir dille eleştirdi.

Washington merkezli NPC, Cumhuriyet Gazetesi ve Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a soruşturma açılmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. NPC, Türk hükümetinden, haber değeri taşıyan hadiselerin duyurulmasını engellememesini talep etti.

NPC’nin yazılı açıklaması şöyle: “Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınladığı, IŞİD’e götürüldüğü iddia edilen silahlara ait video ve fotoğraflara yayın yasağı getirildiğine dair haberler aldık. Ayrıca savcıların, Cumhuriyet ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında terör soruşturması başlattığını öğrendik. Bunlar rahatsız edici iddialar. Türkiye’nin medyaya agresif davranan kötü bir geçmişi var. Türkiye’den gelen bu haberlerde daha fazla berraklık arıyoruz. Türk hükümetini, seçkin gazetelerin haber değeri olan unsurları yayınlamasına izin vermeye çağırıyoruz. Eğer IŞİD’e götürülmek üzere sınırı geçen silah dolu TIR’lar varsa ve bu silahlara ait video ve fotoğraflar varsa bunlar paylaşılmalıdır ki gerçekler bilinsin ve sınır daha güvenli hale getirilebilsin. Görüntülerin yayınlanmasını engellemek ve bunları yayınlayan gazete ve genel yayın yönetmenine yönelik soruşturma başlatmak, özgür ve demokratik bir topluma ulaşmak için doğru bir yol değil.”


ZAMAN-GÜNDEM

Mahkemeden Risale-i Nur kararı: Devlet tekeli Anayasa’ya aykırı

Mahkeme, ayrıca kanunun iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başka vârislerin olduğu iddiasıyla Risale-i Nurların basımında bandrol probleminin yaşanması üzerine Yeni Asya Neşriyat adına Avukat Kadir Akbaş, Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıştı.

Dünkü duruşmada, davalı taraf, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 47. maddesinde yapılan ve Risaleleri devlet tekeline alan değişikliği gerekçe göstererek davanın reddedilmesini istedi. Buna karşın davacı Yeni Asya Neşriyat’ın avukatı Kadir Akbaş, “Yapılan değişiklik Anayasa’ya aykırı ve bununla alakalı da anamuhalefet partisi iptal davası açtı.” dedi. Avukat Akbaş, külliyatın basım hakkının herhangi bir şahsa ait olmadığını ve herkes tarafından serbestçe basılması noktasında karar verilmesi gerektiğini dile getirdi. Mahkeme, değişikliği inceleyerek, Risale-i Nurların basımını devlet tekeline bağlayan kanunu Anayasa’nın 2, 10, 12, 13, 26, 27, 29 ve 35’inci maddelerine aykırı buldu ve kanunun iptali istemiyle değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.

Avukat Kadir Akbaş, “Bu karar, Risale-i Nurlar adına çıkarılan kanunun hukuka aykırı olduğuna dair ilk yargısal karar olması açısından önem arz ediyor.” dedi. Akbaş, CHP’nin de iptal başvurusunda bulunduğuna işaret ederek, “Yetkili mahkeme kanun düzenlenmesinin iptali için AYM’ye ikinci kez başvurmuş oldu.” ifadelerini kullandı.

] ZAMAN :: GÜNDEM

Sulh Ceza Hakimlikleri Anayasa’ya aykırı

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Sulh Ceza Hakimlikleri’nin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.Ankara’da katıldığı bir programda konuşan Haşim Kılıç, ‘kapalı devre itiraz sistemine’ karşı çıktığını anlattı. Kılıç, “Sulh Ceza Hakimlikleri’nin kurulması ile kapalı devre itiraz sistemi olmak üzere iki mesele vardı. AYM Sulh Ceza Hakimlikleri’nin kurulabileceği yönünde karar verdi. Kaldı ki bu, yasa koyucunun takdir alanında bir şey. İkinci bölüm önemliydi. Buradaki konu itiraza bakacak olan mercilerin belirli olmasıydı. Verilen karara kimin bakacağı açıkça belli. Bu bence Anayasa’ya uygunluk noktasında isabetli değildi. İçinde benim de olduğum 5 kişi bu bölüme itiraz etti. İtiraz bölümü ile alakalı hukuka uygun olduğunu düşünmüyorum.” diye konuştu.Haşim Kılıç’a, aktif siyasete girip girmeyeceği soruldu. Gerçekleri söylemeye devam edeceğini dile getiren Kılıç, “Siyaset illa da siyasi partinin çatısı altında yapılamaz. Her yerde yapılabilir. Siyasete devam ediyoruz. Her yerde de edeceğiz. Gerçekleri konuşacağız.” dedi.DERSHANE DOSYASINI BİLİNÇLİ OLARAK GECİKTİRMEDİKHaşim Kılıç, dershanelerin kapatılması ile ilgili AYM önünde bekleyen dosyanın görüşmelerinin bilinçli bir şekilde geciktirilmediğini savundu. Raporun hazırlanmasının uzun süre aldığını ifade eden eski AYM Başkanı, “Arkadaşımız yazdı getirdi. Sonra başka konular devreye girdi. Orada bulunan arkadaşlarımız bunu Anayasa’ya ve vicdanlarına uygun bir karar verecektir.” diye konuştu.Haşim Kılıç, programa katılan bir öğrencinin dile getirdiği yüzde 10’luk seçim barajı sorununa da değindi. Barajın kaldırması için yasama organının harekete geçmesi gerektiğini anlatan Kılıç, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir seçim barajı yok. Bunu kaldıracak olan yasama organı. Partilerin bu konudaki samimiyetine inanmıyorum. Partilerin işine geliyor. 12 Eylül’den kalan bir miras olarak kullanıyorlar.” şeklinde konuştu.GÖNÜLLERİ TARUMAR EDEREK İKTİDAR OLSANIZ NE YAZAR?Eski AYM Başkanı, Türkiye’de adalet ve özgürlük duygularının yerini güvenlik ve istikrar arayışının aldığını ifade etti. Birlikte yaşama iradesinin ortadan kaldırıldığından yakındı. Kılıç, “Devlet kurumlarını ele geçirmek değil de gönülleri kalpleri ele geçirseler aslında çok daha sağlıklı bir metot izlemiş olacaklar. Siz gönülleri yıkarak, tarumar ederek iktidar olsanız ne yazar! Bu, birlikte yaşama irademizi de ortadan kaldırıyor. Nefret dilini kullanarak kısa sürede sonuç alabilirsiniz, iktidar da olabilirsiniz. Ama gelecekte çocuklarınıza ve torunlarınıza bölünmüş, parçalanmış bir devlet bırakırsınız.” diye konuştu.YARGI BÜYÜK BİR BASKI ALTINDAYargının büyük bir baskı altına alındığını vurgulayan Haşim Kılıç, yargıçların ‘ne zaman tayin edileceğim, sürüleceğim’ korkusu yaşadığını söyledi. Hukukçuların bu tür korkular altında adil karar veremeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, AKP’li vekiller ve iktidara yakın medya tarafından hedef alınan, ardından ‘darbecilik’ ile itham edilen Kılıç, kendisine en çok bu durumun üzüntü verdiğini anlattı. Kılıç, “İster cübbeniz olsun ister olmasın doğruyu her yerde her şartta ifade edebilmek önemli. Tepki koymazsanız, susarsanız belaları def edemezsiniz.” dedi.
ZAMAN :: POLİTİKA

BAŞA DÖN