Tarık Dursun K.’nın kütüphanesi dağıldı

İzmir’de tadavi gördüğü hastanede 11 Ağustos’ta vefat eden yazar Tarık Dursun K.’nın (Kakınç) adına açılacak müzeye konulması planlanan kütüphanesi dağıldı.

Yazarın binlerce kitabının bulunduğu Karşıyaka’daki kiralık evi, oğlu Zafer Dursun Kakınç tarafından boşaltıldı. Yazarın binlerce kitabının bir kısmı Foça Belediyesi’ne, 3.000 tanesi ise İzmir’de yakın dostu Kadim Karabil’in sahibi olduğu ikinci el kitap satılan Doğan Kitabevi’ne verildi. Zafer Dursun Kakınç, kataloglanması ve eksiklerin belirlenip ayıklanması işleminin uzun zaman alacağı gerekçesiyle kitapları Foça Belediyesi ile Doğan Kitabevi’ne verdiğini belirterek şöyle konuştu: “Doğan Kitabevi baba dostu bir yer. Onları en iyi şekilde sergileyeceklerinden, halka ulaşmasını sağlayacaklarından eminim. Kendim İstanbul’da yaşıyorum. Biz mülk sahibi değil, kiracıyız. Benim bu evin kirasını ödeyecek durumum yok. Zaten dostları babam yaşarken eve gelip kütüphaneden kitapları almışlar. Eski edebiyat kitaplarını evde bulamadım.”

‘MÜZE YAPACAKTIK, ACELE EDİLDİ’

Alsancak’ta ikinci el kitap da satılan Doğan Kitabevi yetkilisi Kadim Karabil, Tarık Dursun K. ile çok yakın dost olduklarını ve uzun yıllardır kendisinden kitap aldığını belirterek, “Tedavi döneminde bile hastaneden bir fırsatını bulup gelerek buradan kitap alır, okurdu. Bana ‘Kadim senden aldığımız kitaplar tekrar buraya dönecek.’ derdi. Sonuçta hem kendi eserleri, hem de benden aldığı kitapların 3 bin tanesi bana geri döndü.” diye konuştu.

İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı Sancar Maruflu, Tarık Dursun K.’nın adının verildiği sokaktaki evini Karşıyaka Belelediyesi ile birlikte ‘Tarık Dursun K. Müzesi” yapmayı planladıklarını anlattı. Burada yazarın eserlerini, eşyalarını sergilemek istediklerini kaydeden Maruflu şunları söyledi: “Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Akpınar da bu müzenin gerçekleşmesini çok istiyordu. Evdeki kütüphanesinde ona ithaf edilmiş kitaplar da vardı. Tarık Dursun K. daha yeni öldüğü, acı taze olduğu için ailesiyle bu konuları konuşmaya gitmedi. Evdeki kitapların ve evin boşaltılması için neden bu kadar acele edildi anlamadık. Çok üzüldük.”

ZAMAN-KÜLTÜR

Masa dağıldı görüşmelerden ‘Hüsran’ Çıktı…

Bundan sonra ne olacak? AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Ülkemizin hükümetsiz kalmaması çerçevesinde çabaları sürdüreceğiz. Ayrıca buradan çıkan bir sonuç eğer hükümet çalışmalarının sürmesiyse, ikinci bir sonuç da görünen o ki bütün bu değerlendirmeler ve Sayın Bahçeli’nin erken seçim yönündeki genel açıklamaları gözönüne alındığında, ülkemizin kalıcı bir istikrar ve bütün bu yollar ve yöntemler denendikten sonra tekrar milli iradeye başvurma zarureti ihtimal olarak çok yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir diyebiliriz” dedi.

DAVUTOĞLU; “ERKEN SEÇİM GÜÇLÜ İHTİMAL”

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun son koalisyon görüşmesi bugün yapıldı. Görüşme 1 saat 35 dakika sürdü. Görüşme sonrası ilk açıklamayı Başbakan Davutoğlu yaptı. Davutoğlu, “CHP ile bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı anlaşılmıştır. Yeniden milli iradedeye başvurmanın artık tek ihtimal haline geldiğini söyleyebiliriz. Erken seçim şu anda güçlü bir ihtimaldir.” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Kapsamlı bilgi sunmak için huzurunuzdayız. 7 Haziran seçimleri ülkemizin önünde yeni tablo kurmuştur. Milletin kararı her şeyin üzerindedir. Size teknik olarak Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi ile yapmış olduğumuz görüşmeyi sunmayacağım. Millet görev, ödev verir dedik. Eğer millet görev vermişse ‘sen hata yaptın, tekrar düşün’ demeden önce ödevi doğru idrak etmek için 7 Haziran’dan itibaren yoğun değerlendirme sürecinden geçtik.

“3 ÖNEMLİ GÖREV İÇİN MİLLETİN HUZURUNDAYIZ”

Üç önemli ödevi yapmak için milletin huzurundayız. Birincisi yüzde 41 oy oranı ile milletimiz AK Parti’ye ‘biz sana tek başına iktidarı vermemişsek de ülkeyi yönetmeyi senin tarafından yapılacağına inanıyoruz’ Bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayacağımızı, kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyeceğimizi ifade etmiştim. İki ay içinde zor süreçlerden geçtik. Ülkemizde güvenlik riski söz konusu olduğunda devletimiz harekete geçirildi. Kimse karamsarlığa ve fırsatçılığa yönelmesin.

İkinci ödevimiz madem oylarımızda düşme yaşandı, milli irade bize ‘kendinizi muhasebe edin ve kendinizi değerlendirin’ demiştir. Bunun için de 7 Haziran’dan bu yana kurucu değerlerimiz ve ilkelerimiz etrafında parti olarak ne gibi tedbirler alınmalı hususunda iç muhasebeyi başlattık, sürdürüyoruz. Yarın partimizin 14. yıl dönümüdür. Yarın bu konulara detaylı gireceğiz. AK Parti yoluna devam edecektir.

“SONUÇ ÇIKMAZSA YAPILACAK YOL BELLİDİR”

Üçüncü ödev milletimiz ‘siz ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için uzlaşı içinde oturun ve konuşun’ dedi. Kimseye bu yetki devredilmemişse bu koalisyon görüşmelerinden daha doğalı yoktur. Eğer sonuç çıkmazsa yapılacak bellidir.

Herkes şahittir. Açık, ilkeli, şeffaf temasları sürdürdüm. Biz 9 Temmuz’da partilerle görüşeceğiz, tüm sivil toplumda temas kapılarımız açık kalacak ve ülkemizi hükümetsiz bırakmamak için elimizden geleni yapacağız dedik.

Koalisyon görüşmeleri çerçevesinde ulaştığımız sonuçları ele alırken kimse ne karamsarlığa, ne de bazı çevreler herhangi bir fırsatçılığa yönelmesin. Milletimizin verdiği ödevi, görevi yapmaya, sürdürmeye kararlıyız. Devlet işleyişinde bir an dahi tereddüde mahal yoktur ve olmayacaktır.

“CHP’YE REFORM HÜKÜMETİNİ TEKLİF ETTİK ANCAK…”

CHP’ye, özellikle üzerinde mutabık kaldığımız zeminde, başka seçenekleri de değerlendirmek üzere, süreli bir reform hükümeti kurularak seçimleri de göz önünde bulundurarak, ülkeyi seçim öncesinde hükümetsiz bırakmamak adına teklifte bulunduk. Ancak sayın Kılıçdaroğlu, reform hükümeti hakkında kaygılarını iletti.

“DERİN GÖRÜŞ AYRILIKLARI OLDU, KOALİSYON YOK”

Başta dış politika ve eğitim olmak üzere bazı alanlarda da çok derin görüş ayrılıkları olduğu, reform, restorasyon ve onarım hükümetleri kavramları arasındaki farktan da kaynaklanan, bir yeni ortaklık kurmak bakımından bazı temel anlayış farklılıklarının olduğu ve bunun da doğal olduğu aşikar. Dürüstçe bir istişarede bulunduk, sonucunda geldiğimiz husus şudur; bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı yönünde bir kanaat hasıl olmuştur. Şu aşamada bir koalisyon ortaklığı, bir hükümet ortaklığı yapmanın zemininin oluşmadığı kanaatine vardık.

“ÇABALARIMIZ SÜRECEK”

Halkımız evet tek parti kurma çoğunluğunu bize vermedi ama, ülkeyi yönetme sorumluluğunu vermiştir. Bu yüzden çabalarımız devam edecek. Ülkemizin hükümetsiz kalmaması için çabalarımızı sürdüreceğiz.

“ERKEN SEÇİM GÜÇLÜ İHTİMAL”

Buradan çıkan bir sonuç eğer hükümet çalışmalarının sürmesiyse, ikinci bir sonuç da görünen o ki bütün bu değerlendirmeler ve Sayın Bahçeli’nin erken seçim yönündeki genel açıklamaları gözönüne alındığında, ülkemizin kalıcı bir istikrar ve bütün bu yollar ve yöntemler denendikten sonra tekrar milli iradeye başvurma zarureti ihtimal olarak çok yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir diyebiliriz.

“OLUMSUZ BİR GELİŞME OLARAK DÜŞÜNMEYİN”

Milletimizin, siyasi iç ve dış çevrelerin bunu olumsuz bir gelişme olarak telakki etmemesini istiyorum. Neden? Çünkü her şey meşruiyet çizgisi içinde ve halkın önünde cereyan etmiştir. İki parti, iki genel başkan olarak karşılıklı anlayış içinde yeni bir siyasi kültür örneği sergileyecek bir tutum ortaya koyduk. Anlaşmak ve anlaşmamak yürütülen müzakerelerde doğal iki sonuçtur. Anlaşmak ne kadar doğalsa anlaşmamak da doğaldır. Önemli olan hangi sonuca ulaştığınız kadar bu sonuca ulaşırken sergilediğiniz tavırdır. Son bir ay içinde yürüttüğümüz temaslarda CHP ile oluşturamadığımız hükümet ortaklığı çerçevesi de göz önüne alındığında erken seçim önümüzde görünen bir ihtimaldir, güçlü bir ihtimaldir.”

“HUZUR ORTAMINDA ERKEN SEÇİME GÖTÜRME SORUMLULUĞU ÜZERİMİZDE”

TBMM’nin meşruiyet çizgisi içinde sorununu çözmesi gerektiğine dikkati çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:”Koalisyon mümkün değilse erken seçimin ama aramızda konuşarak, prensipleri doğru konularak, meşruiyet çizgisi içerisinde TBMM’nin kendi sorununu çözmesinin daha doğru bir yöntem olacağı kanaatindeyim. Demokratik hukuk devleti kuralları içinde atılması gereken adımlar neyse o adımlar atılarak gerektiğinde Türkiye’yi suhuletle, güvenlik ve huzur ortamı içinde erken seçime götürme sorumluluğu da üzerimizdedir. AK Parti’de olağanüstü bir durum yok. Herkes sakin olsun. Önümüzdeki aylarda bu ülkeyi kendi rayına oturturuz.”

“DİĞER PARTİLERİN TEK PARTİ OLMA ŞANSI YOK”

Olası bir erken seçimden en fazla faydalanacak partinin AK Parti olduğunu belirten Davutoğlu, “Erken seçimden, açık söyleyeyim en fazla faydalanacak parti AK Parti’dir. Neden? Çünkü, 18 milletvekilini daha kazanırsa, tek parti iktidarı var ama, görünen siyasal gelecekte diğer partilerin tek parti olma şansı yok. Olabileceği, koalisyon ortaklığıdır.” dedi.

“BU İDDİALAR VEHİMDEN İBARET”

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüş ayrılıkları taşıdıklarına yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine, “Sayın Cumhurbaşkanımızın koalisyon istemediği, benim için de koalisyon için çabaladığım, hatta ve hatta kongre kaygısıyla koalisyon istediğim görüşüyse bir bühtandan ibarettir, vehimden ibarettir” diye konuştu.

“EN KISA ZAMANDA ERKEN SEÇİMİN YOLUNA BAKARIZ”

Davutoğlu, Türkiye’yi bir saniye dahi hükümetsiz bırakmayacaklarını vurguladı. Ülkede bir saniye dahi kriz ortamı oluşmasına izin vermeyeceğini bildiren Davutoğlu, şunları kaydetti: “Bu benim siyasi kariyerime de partimin çıkarına da mani olsa bizler partimiz, partimiz ise ülkemiz için varız. Demokratik hukuk meşruiyetinden sapmaya izin vermem. Olağanüstü duruma, by-passlara, siyasete aykırı tavırlara, diyaloğun kopmasına izin vermeyiz. Beklenti ve erken seçimin uzun zamana yayılması ekonomiyi de olumsuz etkiler, belirsizliklerin artmasıyla birtakım puslu havayı seven çakalları ülkemize salar. Bunun için gereğini yaparız ve en kısa zamanda erken seçimin yoluna bakarız.”

“ERKEN SEÇİM AŞI OLMAK GİBİ”

Erken seçime gidilmesinin felaket senaryosu olmadığını belirten Davutoğlu, “Erken seçim Türkiye’ye bir yıl kaybettirir, beş yıl kaybettirir’, bu tür şeylerle de kimse gerilmesin. Seçim, aşı olmak gibidir. Aşı olduğunuzda bazen, istemediğiniz zamanda küçük bir sızı hissedebilirsiniz. Ama aşı bünyeyi sıhhate kavuşturur. Aşıdan korkmamak lazım. Eğer aşı olacaksanız da zamana yaymamak lazım. Aşı, olabilecek hastalığı engelleyecekse o zaman” dedi.

KILÇDAROĞLU; “AKP KOALİSYON DEĞİL AZINLIK HÜKÜMETİ ÖNERDİ”

Görüşemeler sonrası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinde açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, “Koalisyon zirvesi sonrası kameraların karşısına geçen CHP Lideri, “Bize şu ana kadar koalisyon önerisi gelmedi, seçim hükümeti veya azınlık hükümeti önerisi geldi” dedi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalardan dikkat çeken satır başları…

– Kurulacak hükümetin 4 yıllık bir hükümet olması gerektiğini anlattım. Ortakların samimi ve dürüst olması lazım.

– Elimizi taşın altına sokmaya hazır olduğumuzu söyledik.

– Sayın Davutoğlu’na görüşmelerin bu kadar uzun sürmesinin bizi ve tabanımızı rahatsız ettiğini söyledim. Davutoğlu bize iki öneri getirdi. Kısa süreli bir seçim hükümeti. Veya biz bir azınlık hükümeti kurarsak bizi dışardan desteklersiniz.

– MKYK’da iki öneriyi de görüştük. Türkiye’nin çok ciddi sorunları var ve yüksek profilli bir hükümet kurulması gerekiyor görüşü çıktı ve bunu Davutoğlu’na ilettik.

– Bize şuana kadar koalisyon önerisi gelmiş değildir. Bir seçim hükümeti önerisi gelmiştir.

– Milli iradenin gerekleri yerine getirilmeliydi. Türkiye’nin tarihi bir fırsatı kaçırdığını düşünüyorum.

– İyi niyetle bir hükümetin kurulması ve sorunların çözülmesinden yanaydık. Bu gerçekleşmedi. AKP ile CHP arasında yapılan görüşmeler bana göre çok önemli. En azından AKP, CHP’nin her konuda görüşünü öğrenmiş oldu.

– Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye büyük bir ülkedir, güçlü bir ülkedir. Türkiye kendi sorunlarını aşabilecek bir ülkedir. Sorunlarımızı çözebilecek bir ülkedir. Halkın verdiği oyları da başımızın üstünde taşıyoruz. Milli iradeye saygı duyuyoruz. Bundan sonra karar yüce milletimizin vereceği karardır.

Soru cevap: Cumhurbaşkanlığı görev verecek mi? Davutoğlu, erken seçimi zikretti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz. İmam hatipler konusunda bir görüş ayrılığı oldu mu?

Cevap: Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir. Güven oyu alamayacak bir hükümet kuramıyorsa tehammüllere göre Davutoğlu’nun görevi iade etmesi gerekiyor. Etmezse yetki gaspı olur. İmam hatiplerdeki çocuklar bizim yavrumuzdur. Bizim imam hatiplerle bir sorunumuz yok. Bizim eğitim sistemiyle ilgili bir sorunumuz var. Türkiye’de hiç bir veli eğitim sistemeninden memnun değil.

Soru: Türkiye’nin oyalandığını düşünüyor musunuz? Koalisyon kurulamamasında Cumhurbaşkanı’nın etkisi olduğunu düşünüyor musunuz? Hangi başlıklarda anlaşamıyacağınızı gördünüz?

Cevap: Biz anlaşamıyacağımız bir nokta görmedik. Sayın Cumhurbaşkanının etkisi olmuş mudur, bunu Davutoğlu’nun cevap vermesi gerekir.

Soru: Erken seçim olur ve aynı sonuçlar çıkarsa yine AK Parti’yle koalisyon görüşmeleri yapacak mısınız?

Cevap: Önce bir seçim yapılacak mı onu göreceğiz. Seçim olursa nasıl sonuç çıkacak onu göreceğiz. Bizim ülke yönetiminde esas aldığımız bir nokta var, Türkiye’nin çıkarları. Neyi gerektiriyorsa, bizim insanımızın çıkarları neyi gerektiriyorsa, biz o çıkarların yanında olacağız.

Soru: Deniz Baykal görüşmeler esnasında, tiyatro sahnesi sergileniyor demişti. Siz de aynı fikirde misiniz?

Bu sorunun bu ortam için uygun olmadığını ifade edeyim bir. İki, gerçekten de yapılan görüşmeler karşılıklı saygı esası çerçevesinde olmuştur ve gelişmiştir. Sonunda da noktalanmıştır.başkanlar

Adana Olay Haber

Fındıklı Ekmek 5 Yılda Türkiye nin Dört Tarafına Dağıldı

Trabzon Ticaret Borsası tarafından 2009 yılında uygulamaya konulan Fındıklı Ekmek Projesi ile 5 yılda ülke genelinde fındıklı ekmek imal eden fırın ve fabrika sayısı arttı TTB Yönetim Kurulu Başkan Köleoğlu: ‘Trabzon’un dışında Ankara, İstanbul, Denizli, Çorum, Antalya, Bursa gibi illerden gelen talepleri de değerlendirip imalatçılara bedava fındık unu desteği sağladık.
Haberler.Com

Anayasa Uzlaşma Komisyonu dağıldı

İki yıldan fazla süredir çalışmalarını sürdüren Anayasa Uzlaşma Komisyonu, yeni bir anayasa yapamadan dağıldı.TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 3 saat süren dünkü son toplantıda, “Komisyonun yeni bir anayasa yapacağına inanmıyorum.” diyerek çalışmaları noktaladı. Çiçek, dört siyasi parti genel başkanına komisyonda bugüne kadar yapılan çalışmalar ile bundan sonra yeni bir anayasa yapılamayacağına dair kanaatini taşıyan bir mektup yazacağını açıkladı. CHP, MHP ve BDP, Çiçek’e itiraz etti. 4 partinin belirlediği komisyon protokolünde ‘bir partinin çekilmesi halinde komisyonun dağılacağının’ yazdığını hatırlatan CHP’li Atilla Kart, “AK Parti kendisi cesaret edemediği için Meclis başkanı üzerinden komisyonu fiilen dağıttı.” dedi. MHP’li Faruk Bal ise masadan AK Parti’nin kalktığını vurgularken, Çiçek’in Meclis başkanı sıfatıyla siyasi partilerin iradelerinin üzerine çıkarak uzlaşma komisyonunu dağıtma yetkisinin olmadığını söyledi. BDP’li Bengi Yıldız da, AK Parti’nin halka hesap vermek istemediği için Meclis başkanına komisyonunu dağıttırdığını savundu. AK Partili Ahmet İyimaya, muhalefet partilerinin yapacağı toplantıya Çiçek’in çağırması halinde katılabileceklerini, aksi takdirde katılmalarının söz konusu olmadığını kaydetti. Muhalefet, bugün saat 15.00’te komisyon toplantı salonunda olacaklarını, AK P arti’nin gelmemesi halinde bunu tutanakla tespit edeceklerini kaydetti. Protokole göre üç kez toplantıya katılmayan parti komisyondan çekilmiş sayılıyor. Ancak AK Parti, Meclis Başkanı’nın çekilmesi nedeniyle muhalefet partilerinin kendi aralarında yapacağı toplantının resmi ve geçerli bir komisyon toplantısı olmayacağını savunuyor.
ZAMAN :: Politika