Atalay: “Onların Derdi Sadece Terörün Gölgesinde Bir …

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: – Toplantıdan görüntüler, – Dinleyicilerden görüntüler, – Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Van milletvekili adayı Beşir Atalay’ın açıklamaları, Eski Başbakan Yardımcısı Atalay: – ‘Hiç kimseye seçimin huzurunu bozdurmayız. Bu konuda devlet ve parti olarak kararlıyız’- ‘Onların derdi sadece terörün gölgesinde bir ideoloji. Bizim amacımız ülkeyi daha yaşanılır hale getirmek’ Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Van milletvekili adayı Beşir Atalay, 1 Kasım seçimlerine ilişkin, ‘Hiç kimseye seçimin huzurunu bozdurmayız. Bu konuda devlet ve parti olarak kararlıyız’ dedi.
Haberler.Com

CHP lideri: Millet perişan, onun derdi Saray’da oturmak!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletvekili hedefini 335’e çekmesini, OSTİM organize sanayi bölgesini ziyaretinde değerlendirdi.

Gazetecilerin, Erdoğan’ın, “400 olmadı da diyelim ki 335 oldu.” sözlerini hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, sözlerine Cumhurbaşkanı’nın namusu üzerine ettiği yemini hatırlatarak başladı. Ardından, “Tarafsız olacağına dair namusu ve şerefi üzerine yemin etti. Hem namusunuz ve şerefiniz üzerine söz vereceksiniz, hem bir siyasal iktidara destek isteyeceksiniz. Merak ediyorum, namus ve şeref kavramından ne anlıyor acaba!” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin, “Sizce neden hedef küçültmüş olabilir?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “400’dü şimdi düşürmüş, daha da düşecek. Bu millet bıktı artık. Bu millet işsiz, bu millet yoksul, bu millet perişan. Emekli geçinemiyor, esnaf siftah yapamıyor. Biz bunların üzerinde duruyoruz, onun derdi başka! Yeter artık. Bu milletin yakasından düşsün. Bu milletin, huzura, barışa ihtiyacı var. Bu milletin işe, aşa ihtiyacı var. Onun derdi, sarayında oturmak. Oturuyorsun zaten sarayında, yeter artık düş milletin yakasından.”

Erdoğan’ın kendilerini terör örgütü mensuplarına terörist diyememekle suçladığını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Biz hırsıza hırsız, teröriste de terörist deriz.” dedi.

ZAMAN-POLİTİKA

Kim derdi Ayancık’ın insanları dünyaya açılacak!

Fotoğraf sanatçısı Volkan Atılgan’ın derlediği, Sinop’un ünlü ilçesi Ayancıklı ailelerin fotoğraf albümlerinden oluşan ‘Tarabalar-Bir Ayancık Sergisi’ ilk kez 4. Sinop bienali Sinopale’de (12 Temmuz-17 Ağustos 2012) sergilendi.Daha sonra Ankara, İzmir, Bursa, Bodrum ve İstanbul başta olmak üzere 10 şehri dolaşan fotoğraflar, yakında yurtdışına doğru yolculuğa çıkacak. Henüz tarihi belli olmamakla birlikte serginin ilk durağı Ukrayna Odesa Başkonsolosluğu’nun fuayesi… Volkan Atılgan, ‘gezici kent belleği fotoğraf sergisi’ özelliği taşıyan sergisinin amacını, bugün saat 13.30’da Bahçeşehir Üniversitesi Galata Kampüsü Sosyoloji Kürsüsü’nde anlatacak. Sosyoloji bölüm başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı moderatörlüğünde yapılacak ‘Tarabalar Kent Göç Modernitesi’ başlıklı toplantıda Atılgan, Ayancık üzerinden bütün Türkiye’nin değişen yapısını ortaya koyacak. Daha güncel bir söylemle, güncel politik olaylar ile Türkiye’nin güzel insanlarıyla tanıştıracak dinleyicileri.Volkan Atılgan, sergisini 16 bin fotoğrafı tarayarak hazırladı. Beş yıl boyunca ailelerin arşivlerini topladı. Böylece güçlü bir kent belleği oluşturdu. Fakat bu bellek sadece Sinop’u ilgilendirmiyor. Atılgan, “Öncelikle ‘Taraba’nın ne olduğundan başlamak gerekiyor. Tarabaların kelime anlamı ‘tahta’ perdedir. İnsanlar tarabalardan çıkınca sosyalleşir. Şimdi tarabaların yerini yüksek duvarlar aldı. Günümüzde hızla yozlaşan değerlere inat, ‘Başka bir hayat mümkündü, yeniden mümkün.’ diyoruz. Bu fotoğraflara baktığımızda genellikle olumsuzlama için kullanılan ‘tarih tekerrürden ibarettir’ cümlesini ah keşke tarih tekerrür etse diyerek geziyorsunuz. Ayancık belgeseli arşiv ve fotoğraf projesi kapitalizmin, tüketiciliğin, rıza göstermenin, adaletsizliğin, aşksızlık ve sevgisizliğin önüne dikilen bir manifestodur.” diyor.Peki, II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte Sinop’un görsel sosyolojisini anlatan fotoğraflarda kimler, neler var? Yıllar önce piknikte dostlarla çekilmiş bir fotoğraf, delikanlıların fotoğraf stüdyosundaki pozları, lokomotif üstünde bir adam, plajda hayatın keyfini çıkaran bir başkası veya Zingal Orman İşletmeleri’nde çalışan işçiler… Topluca çekilmiş fotoğraflarda bir nokta dikkat çekiyor. Tüm Ayancık sakinleri, hep birlikte çok naif, çok sakin, çok şık pozlar vermiş. Birlikte yaşayabilmek eskiden mümkündü, hâlâ mümkün der gibi!
ZAMAN :: KÜLTÜR

Çözüm derdi yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin demirbaş kaydına girdiğini belirterek, “Kontrol mekanizmaları, bu konuda eğer bir yanlış, bir suistimal varsa bunu zaten yakalar ve gereğini de yapar” dedi.   Erdoğan, Türkmenistan’a …


Milliyet Siyaset

Yeni Zelanda dolarının derdi ne?

Yeni Zelanda Merkez Bankası’ndan gelen faiz artırımına rağmen Yeni Zelanda dolarında görülen sert satış baskısı piyasalarda sıkça tartışılıyor. Ülke ekonomisinde görülen toparlanmalar ve uygulanan sıkılaştırıcı para politikalarına rağmen sert bir şekilde değer kaybeden Yeni Zelanda doları, birçok yatırımcıyı şaşırttı. Ancak, ülke ekonomisinin dinamiklerini yakından incelediğimizde, ülke para biriminin neden bu şekilde tepki verdiğini daha iyi anlıyoruz…
KibrisPostasi RSS – KIBRIS POSTASI

AKP’nin derdi İhvan

08mansetr

İsrail ve Filistin arasındaki kalıcı çözüm çabaları, Ortadoğu’daki çıkar çatışmalarına kurban gidiyor. AKP hükümeti, Gazze’de akan kandan, Ortadoğu’da yeni bir İhvan rüzgârı çıkarma hesabında

İsrail’in Gazze’ye saldırısı sadece bölgesel değil, küresel dinamikleri de harekete geçirirken, AKP’nin yine İhvan üzerinden hesap yaptığı ortaya çıktı. Aydınlık, başkent kulislerinde bürokrasi ve AKP arasındaki yapılan kritik değerlendirmelerin ayrıntılarına ulaştı. Bu değerlendirmelerde öne çıkan noktalar ise şöyle:

– Bölgedeki durum, İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonu olmaktan çıktı ve İsrail ile Hamas arasında bölgesel bir savaşa dönüştü. 2008 ve 2012 yıllarında yapılan operasyonlardan farklı olarak, İsrail bu kez, “mutlak bir başarı” elde edemediği gibi Hamas çatışma sahasını genişletip kendisini “zafer ilan etmeye daha yakın” bir konuma getirdi.

– AKP hükümeti bugünkü koşullarda, Hamas’ın muhatap alındığı bir ateşkes anlaşması yapılmasını, “İsrail’in yenilgisi” olarak ilan etme eğiliminde. Ancak, 72 saatlik ateşkesin birkaç saat içinde bozulmuş olması, savaşın daha da uzayacağının sinyallerini verirken, muğlak tablo daha da pekişti.

İHVAN’IN YENİDEN GÜÇ KAZANMASINI İSTİYOR

– Erdoğan, Hamas’ın “zafer ilan etmesi”nin Ortadoğu’da yeni bir İhvan rüzgârı estireceğine inanıyor. Erdoğan’a göre bu rüzgâr, Mısır’da halk hareketine destek veren ordunun devirdiği İhvancı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yeniden iktidara taşınmasını da sağlayabilecek. Mursi, kendisi iktidara gelmese bile İhvan hareketinden güçlü bir isim yönetimi eline alabilecek.

– Erdoğan’ın İhvan hesabı, Mısır’la sınırlı değil. Hamas’ın “zaferi”yle yeniden güçlenecek olası İhvan rüzgârının Suriye’de kendisini göstermesini bekliyor. Erdoğan böylece, muhaliflerin Esad’a karşı yeniden güçlenmesini umut ediyor.

‘OBAMA BENİ MUHATAP ALSIN’

– AKP’nin bir başka hesabı da Atlantik ötesi ilişkilerin geleceği konusunda. Türkiye’nin Katar ile birlikte destekçi iki ülkeden biri olması nedeniyle, Hamas’ın olası bir zaferinin, telefonuna bile çıkmayan Obama’ya karşı elini güçlendireceği hesabını da yapan Erdoğan, ABD’nin bu sürecin ardından Hamas’ı dışlayamayacağı için kendisini muhatap alacağını düşünüyor.

– Hamas, savaşı İsrail topraklarına yayma konusunda önceki dönemlere daha başarılı oldu. Bu da İsrail’in elini zora soktu. Hamas bu kez belirlenmiş hedeflere daha fazla füze göndermeyi başardı. Demir Kubbe atılan füzelerin bir bölümünü karşıladı. Ancak bu oran İsrail’in daha önce öngördüğü yüzde 90-95 oranının daha altında kaldı.

– İsrail saldırısı, sivil kayıpları artırdıkça, uluslararası alandaki desteği de sorgulanır hale geldi. Ancak buna karşın, İsrail’e bugüne kadar mesafeli duran Obama yönetimi yine de desteğini kesmedi.

– Hamas’ın, savaşı tüneller üzerinden yürütme stratejisi, İsrail’in beklemediği kadar başarılı oldu. Hamas’ın tünelleri İsrail’in içine sızmak için bir araç olarak kullanması, Netanyahu yönetiminin askeri hazırlığının sorgulanmasına da yol açtı.

– Sahada yürüyen savaşın yanı sıra, iki tarafın da siyasi bir hedef koymamış olması, çatışmaların stratejik değil, tamamen kısa dönemli taktiksel bir yaklaşımdan kaynaklandığı yorumlarını da güçlendirdi. Her iki taraf ateşkese dönüş için güçlü siyasi bir koşul öne sürmüyor. İsrail, açıkça Hamas’ın Gazze’deki otoritesine son vermek ya da Filistin’deki birlik hükümetine dahil olmasını engellemek gibi bir hedef ilan etmedi.

İSRAİL DAHA SAĞA KAYABİLİR

– Bütün bunların yanı sıra Hamas’ın bu savaştan başarılı çıkması durumunda İsrail siyasetinin daha radikal sağa kaymasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu da -ABD’nin vermekte olduğu desteği sürdüreceği öngörüsüyle- İsrail’in Ortadoğu’da daha saldırgan bir politika izleme olasılığının güçlenmesi anlamına geliyor.

– Hamas’ın kesin yenilgiye uğraması ise AKP için bir kâbus senaryosu. Bu durumda, İhvan’ın Ortadoğu’da bir daha belini doğrultamayacağı hesapları da yapılıyor.

Deniz Kahraman

Gündem

BAŞA DÖN