Fındığın Raf Fiyatı Düşüyor – Ordu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : Fındık satışı yapan işletme sahiplerinden röportajlar Detaylar Fındığın raf fiyatı düşüyor Türkiye’nin yeşil altını olarak bilinen fındıkta 2014 yılında yaşanan zirai don sonrası raf fiyatı 80 liraya kadar çıkan kavrulmuş 1 kilogram fındığın fiyatı, rekoltenin fazla olmasıyla 40 liraya kadar düştü Altınordu Ziraat Odası Başkanı Cörüt: ‘Fiyat daha uygun olursa vatandaşlarımız daha ucuz fındık tüketebilecek’ HAYATİ AKÇAY – Türkiye’nin yeşil altını olarak bilinen fındıkta 2014 yılında yaşanan zirai don sonrası raf fiyatı 80 liraya kadar çıkan kavrulmuş 1 kilogram fındığın fiyatı rekoltenin fazla olmasıyla 40 liraya kadar düştü.
Haberler.Com

MHP ve HDP’ye çağrı yaptı: Hükümet kurma görevi yüzde 60’lık bloka düşüyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimlerinden çıkan koalisyon tablosu sonrasında yeni kurulacak hükümetteki partilerin değil ilkelerin konuşulması gerektiğini söyledi.

CHP olarak koalisyon ilkeleri ve önceliklerini 14 maddede sayan Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğünün esas alınması ve Cumhurbaşkanı’nın sınırları içine çekilmesi gerektiğini vurguladı. Seçimlerden yüzde 60 ve yüzde 40’lık iki ayrı blok çıktığına işaret eden CHP lideri, hükümetin CHP, MHP ve HDP’nin temsil ettiği yüzde 60’lık blok tarafından kurulması gerektiğini anlattı.

CHP Parti Meclisi (PM) dün seçim sonuçları ve koalisyon gündemini değerlendirmek üzere toplandı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, kapalı toplantı öncesi yaptığı değerlendirmede partisinin seçim sonuçlarına bakışını değerlendirdi ve koalisyon konusundaki görüşlerini paylaştı. İsim vermeden muhalefet liderlerine seslenen CHP lideri, şöyle konuştu: “Duygularımızla değil; sağduyumuzla, aklımızla hareket etmeliyiz. Kendimizi, partimizi değil; Türkiye’yi, halkımızın çıkarlarını düşünmek zorundayız. Devlet kinle, önyargıyla yönetilmez; akılla, mantıkla yönetilir. Hiçbir partiyi ve ona oy verenleri yok sayamayız. Yok sayarsak demokrasiye olan inancı sarsmış oluruz. Demokrasinin sonucunu hepimiz kabullenmeliyiz. Kimseyi ötekileştiremeyiz. Etnik kimlik, inanç ve yaşam tarzı nedeniyle bir kitleyi yok saymak, en büyük tehlikedir demokrasi açısından. Seçimde yüzde 40 ve yüzde 60’lık bir denge oluştu. Hiçbir partinin bu dengeyi göz ardı etmemesi gerekiyor. Hükümet kurma görevi yüzde 60’lık bloka düşüyor. Toplumun beklentilerine uygun olarak ve onları yok saymayarak, yüzde 60’lık grubun beklentilerine uygun bir hükümet kurmak zorundayız. Sağduyuyla hareket etmeliyiz. Bir sonraki seçimi değil, Türkiye’yi düşünmek zorundayız. Bir sonraki seçim için çalışırsak, demokrasiye yazık etmiş oluruz.”

Hiçbir partiyi yok saymadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, her partinin kendi ilkelerini ortaya koymasını istedi. Liderlere şu çağrıyı yaptı: “13 yıllık bir süreç yaşadık, demokrasiyle başlanan ama otoriter yönetime eğilimi giderek artan bir süreç yaşadık. Bu sürece seçimlerde son verildi. O zaman ne yapmalıyız, hangi ilkeler etrafında birleşmeliyiz ve Türkiye’yi nasıl yeniden onarmalıyız? Bunun için belli kurallardan yola çıkmamız gerekiyor. Bütün siyasi liderlere açık çağrımdır; lütfen herkes kendi ilkelerini ortaya koysun. Eski alışkanlıkları bırakalım, kısır çekişmeleri de bırakalım. Oturalım adam gibi hükümet kuralım. Açık ve net. CHP sorun yaratan bir parti değildir. Çok hızlı değiştik, çok hızlı dönüştük, çok hızlı belli mesafeleri kat ettik. Sağduyu çağrısı yapıyoruz. Kişisel çıkarlardan, kaprislerden, fantezilerden uzak ülkenin sorunlarını masaya yatırıp çözmemiz gerekiyor.”

‘Çözüm süreci’ başlığı, MHP için ilkeler listesine konmadı

Bu arada Kılıçdaroğlu’nun yüzde 60’lık blokla koalisyon isteği ve MHP’yi ikna çabası, 14 maddelik ilkeler listesine yansıdı. Çözüm sürecinin bilinçli olarak bir madde halinde listeye girmemesinin, MHP’yle yürütülen gayri resmi diplomasinin zedelenmemesi amacını taşıdığı belirtildi. Parti kaynakları, çözüm sürecinin TBMM çatısı altında yürümesi gerektiği görüşünün devam ettiğini, bu konunun koalisyon konusunda bir ön şart olarak sunulmasına gerek olmadığını kaydetti. Bir parti yöneticisi, “MHP ile bir işbirliği yapmak istiyorsak, çözüm sürecini ön plana koymaya gerek yok.” dedi

Edinilen bilgiye göre bazı PM üyeleri toplantıda Deniz Baykal’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmeyi eleştirdi ve Kılıçdaroğlu’na ‘Neden izin verdiniz?” diye sordu. CHP lideri de, “Ne yapabilirdim ki.. Aradı, ben de kabul ettim.” ifadelerini kullandı.


Halkımız koalisyon istiyor, bunu kabul ve idrak ediyoruz

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefete yönelik çağrısına cevap verdi. Yalçın, görüşmeler neticesinde büyük ihtimalle bir koalisyon hükümetinin kurulabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun, “Yüzde 60’lık blok halkın söylemine kulak kapatmamalı.” ifadesinin genel bir tespit olarak doğru olduğunu belirten Yalçın, “Önceden yüzde 51 ile övünenin karşısında şimdi yüzde 60’lık bir muhalefet var. Ancak koalisyon şartlarını partiler kendisi belirler. Bizim şartlarımız da belli. Bu tespitler ışığında bir hükümet çıkar. Görüşmeler neticesinde büyük bir ihtimalle hükümet çıkacaktır. Fakat ‘hükümet çıkacaktır’ diye MHP, kimseye koltuk değneği olmaz. Şartlarımızı da partimiz belirler. Koalisyon görüşmelerinde ona göre yürütür. Tekraren söylüyorum, MHP seçim sonuçlarını doğru okumuştur. Halkımız öncelikle Erdoğan’a ders vermiştir. AKP’yi iktidardan uzaklaştırmıştır. Koalisyon hükümeti istemiştir. Halkın bu isteğini kabul ve idrak ediyoruz. Ancak 2009’dan beri ruh ikizi gibi hareket eden AKP-HDP koalisyonu önce değerlendirilmelidir. İkincisi AKP-CHP koalisyonudur. Bu olmazsa, bizim şartlarımız bellidir ve bize gelebilirler. Bizle de anlaşamazlarsa, son seçenek erken seçime gitmektir.” ifadelerini kullandı.


İşte CHP’nin 14 ilkesi

1- HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ: Can ve mal güvenliğimizi güvence altına alacak, hukukun üstünlüğüne dayalı bir hukuk sistemi. Vatandaş can ve mal güvenliğini sokakta da hissedecek, çalışırken de.

2- 12 EYLÜL HUKUKU BİTMELİ, BARAJ KALKMALI: “12 Eylül darbe hukukunun tamamen değişmesi lazım. Yüzde 10 seçim barajı, YÖK belası… Bunların tamamının 21. yüzyılın Türkiye’sinde olmaması lazım. Bunların kalkması lazım. 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmek, parlamenter rejimimizi güçlendirmek anlamına geliyor. Yani yasama ve yargı, yürütmenin arka bahçesi olmayacak. Güçler ayrılığı ilkesini eğer gerçekten yerli yerine oturtabilirsek demokrasimiz daha da güçlenmiş olacaktır.”

3- SİYASET KİRLERDEN ARINMALI: “Kesinlikle siyasi ahlak yasası çıkmalı, siyaset kirlilikten arınmalı. Siyaset düzgün, temiz, namuslu insanların görevi olmalıdır. Siyaset, zenginleşme aracı olmamalıdır.”

4- EMEKLİYE İKRAMİYE, ÇİFTÇİYE MAZOT İNDİRİMİ: “Emekliye Ramazan Bayramı’nda, Kurban Bayramı’nda iki maaş ikramiye verilmesi. Çiftçi kayıt sistemini esas alarak çiftçi için mazotun 1,5 lira olması. 21. yüzyılın çağdaş köle sistemi olan taşeron sisteminin tamamen kaldırılması. Asgari ücretin asgari insani koşullara, açlık sınırının üstüne çekilmesi, yani 1.500 lira olması. Bunlar bizim olmazsa olmazlarımızdır.”

5- CUMHURBAŞKANI, ANAYASAL SINIRLARINA ÇEKİLMELİ: “Cumhurbaşkanı kesinlikle anayasal sınırları içine çekilmelidir. O makam her şeye maydanoz olma makamı değildir. Hele hele koalisyon görüşmelerinin devam ettiği bu süreçte kendisinin birinci aktör olarak ortaya çıkması asla kabul edilemez. Koalisyon görüşmelerini yapacak kişi Cumhurbaşkanı’nın yetki vereceği kişidir. Bizimle ne görüşülecek? Niçin koalisyon yapmıyorsunuz mu diyecek? Koalisyon görüşmelerinin de öyle gizli kapaklı ortamlarda olması da çok şık değildir. Arka kapı diplomasisine evet ama gizli kapaklı birbirlerimizi ikna edelim. Hayır, bunlara bizim kapımız kapalı. Açık ve net şeffaf düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşacağız.”

6- CUMHURBAŞKANI’NIN ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİ KESİLMELİ: “Örtülü ödeneği bir kişi kullanır. Örtülü ödenek başbakanın namusuna havale edilen bir paradır. İki kişi örtülü ödeneği kullanamaz. İki kişi örtülü ödeneği kullanıyorsa devlette iki başlılık var demektir. Bunun da kaldırılması lazım.”

7- DIŞ POLİTİKA DEĞİŞMELİ: “Kesinlikle yeni bir dış politikaya ihtiyacımız var. Türkiye son 13 yılda dünyadan soyutlandı. Barış eksenli, ülkenin çıkarları üzerine inşa edilmiş yeni bir dış politikaya ihtiyacımız var. Kavgadan uzak.”

8- GENÇLERİN ÖNÜ AÇILMALI: “Gençleri potansiyel suçlu olarak gören bir siyasal düşünceyi asla ve asla kabul etmiyoruz. Hiçbir meydan Türkiye’de gençlere yasaklanmamalıdır. Gençler enerjilerini nerede boşaltacak? Meydanlarda. Özgür bir Türkiye istiyoruz.”

9- YASAKLAR BİTMELİ, ÖZGÜRLÜKLER OLMALI: “Yasaklar var Türkiye’de. Yasakları artan bir Türkiye değil, yasakları azalan, insanlara, insan haklarına saygı duyan, özgürlük alanını süratle genişleten, uygar dünyanın, medeni dünyanın bir parçası olan bir Türkiye istiyoruz.”

10- MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ, OLMAZSA OLMAZ: “Medya özgürlüğü olmazsa olmaz koşullarımızdan birisidir. TRT, iktidarda kim olursa olsun iktidarın borazanı olmaktan kesinlikle çıkarılmalıdır. Bununla ilgili bütün hukuki düzenlemeler yapılmalıdır. TRT genel müdürü bir siyasal iktidarın keyfine göre atanmamalıdır. Siyasal iktidarın sopası olan bir RTÜK modelini de biz kabul etmiyoruz.”

11- VERGİ DENETİMİ, İKTİDARIN SOPASI OLMAMALI: “Vergi denetimleri siyasal araç olarak asla kullanılmamalıdır. Buna izin vermemeliyiz. Vergi denetim elemanı siyasal iktidarın sopası olmamalıdır. İşadamlarını terbiye etme, susturma aracı olmamalıdır.”

12- MECLİS’TE KESİN HESAP KOMİSYONU KURULMALI: “Kesin hesap komisyonu TBMM’de kurulmalıdır. Vatandaştan toplanan her kuruş verginin hesabı mutlaka ama mutlaka parlamentoda verilmelidir. Siyaset hesap vermelidir. Kesin hesap komisyonu kurulması bizim temel ilkelerimizden birisidir.”

13- ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR ANAYASA: “Daha özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacımız var. Özellikle anayasa değişikliklerinde yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına ihtiyacımız var. Yapılan değişiklikler yargıyı yürütme organının arka bahçesi haline dönüştürdü. Tümüyle bundan vazgeçmeliyiz. Yargıyı tarafsız ve bağımsız kılmalıyız.”

14- YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE: “Yolsuzluklarla mücadele bizim zaten olmazsa olmazımızdır. Siyasetin kirlilikten kesinlikle arınması lazım. Yolsuzluk yapanların, çalıp çırpanların konuşmaya yüzlerinin olmaması lazım. Ar damarı çatlamış bir siyaset kabul etmiyoruz. Yolsuzluk yapanların itibarlı olduğu bir sürecin içine girdik. Türkiye’nin bu girdaptan çıkması lazım ve kurtulması lazım.”

ZAMAN-POLİTİKA

‘GENÇLERE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR’

 

Başkan Çoban’dan 19 Mayıs mesajı: “Kurtuluş mücadelesinin güç kaynağı milletimizin iradesi olmuştur. Bugün de Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlerimize büyük görevler düşmektedir”

 

 

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde verilen kurtuluş mücadelesinin güç kaynağının Türk milletinin iradesi olduğunun altını çzierek, “Bugün de bu duyguların yaşatılması için hepimize özellikle de Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençlerimize büyük görevler düşmektedir” dedi. Çoban, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

19 Mayıs’ın Türk ulusunu aydınlığa kavuşturan ve cumhuriyet ile buluşturan bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Çoban, mesajında gençlere seslendi.

 

‘GENÇLERE GÜVENİMİZ SONSUZDUR’

Çoban’ın gençliğe mesajı şöyle: “Sevgili Gençler, aziz şehitlerimizin canları pahasına savundukları bu vatan üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, bu istiklal şuuruyla yetişen sizlere emanet edildi. Sizlerin en iyi şekilde yetişmeniz, çağın gerekleri doğrultusunda nitelikli bir eğitim almanız devlet ve millet olarak en önemli amacımızdır. Başarı için en önemli ölçüt şüphesiz, kendinize güvenmeniz ve çok çalışmanızdır. Bununla birlikte, kendinizi sınırlamadan daima büyük düşünmelisiniz. Öncelikle her türlü kötü alışkanlıklardan uzak olarak, birlik ve beraberliğinizi korumalı, içinde bulunduğumuz dünyanın gittiği istikameti doğru anlayabilmek için, bilgiyi aramalı, araştırmalı ve daha çok okumalısınız. Gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olarak milletimizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyacak olan sizlere güvenimiz sonsuzdur.

 

RESİM ALTI

Çoban, mesajında başta Büyük Önder Atatürk olmak üzere şehit ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla andığını belirterek, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını en içten duygularımla kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

afyonhaber afyon Kurtuluş Haber afyonkarahisarhaber