12 yaşındaki çocuğun nasıl öldürüldüğünü Özel Harekatçı anlattı: ‘Polis, Nihat’ı öldürüp delilleri karakola gömdü’

Başbakan ve İçişleri Bakanı’nın “Kesinlikle polis yapmadı” dediği 12 yaşındaki Nihat cinayetiyle ilgili yeni bir itiraf geldi. Olayın görüntüleri ortaya çıkınca şüpheli olarak tutuklanan Özel Harekât polisi H.V., asıl failin mesai arkadaşı M.N.G. olduğunu açıkladı. H.V. kimsenin tutuklanmayacağını düşündüğü için daha önce konuşmadığını söyledi.Şırnak Cizre’de 15 Ocak’ta polis kurşunuyla can veren 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın katil zanlısı sürpriz bir itirafla ortaya çıktı. Önce faili meçhul bırakılmak istenen ancak kamuoyunun tepkisi üzerine başlatılan soruşturmada ‘şüpheli’ olarak tutuklanan Mardin’de görevli Özel Harekât polisi H.V. dün olayın detaylarını savcıya anlattı: “Nihat’ı vuran kişi meslektaşım M.N.G. Ben çocukların bulunduğu yere gaz attım. M.N.G. de pompalı tüfeğiyle 3-4 el ateş etti. Yolun karşısında duran bir çocuk yere düştü. M.N.G. başına kar maskesi takarak oraya gitti ve bazı delilleri alıp karakolun bahçesine gömdü.” H.V. bu olayla ilgili başta kimsenin tutuklanmayacağını düşündüğünü, fakat işlemediği suçtan dolayı tutuklanınca bildiklerini anlatmaya karar verdiğini söyledi. Savcılık, bu ifade üzerine H.V.’yi serbest bırakıp M.N.G.’yi tutukladı.Olayın hemen ardından devlet yetkililerinin yaptığı açıklamalar ise çok farklıydı. Hem Başbakan Ahmet Davutoğlu hem de İçişleri Bakanı Efkan Ala, Nihat’ın polis kurşunu veya gaz fişeğiyle öldürülmediğini kesin bir dille duyurmuştu. Diyarbakır Emniyeti Kriminal Laboratuvarı da otopsi raporunda, kurşunun çıktığı tüfeğin, 7-8 Ekim olaylarında yağmalanan av bayilerinden çalınanlara benzediğini vurgulayarak failin ‘örgüt mensupları’ olabileceğini ima etmişti.Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Ocak 2015’te yaşanan olaylarda Nihat Kazanhan isimli 12 yaşındaki çocuk başından vurularak hayatını kaybetmişti. Olayın sorumlusu olarak polis gösterilse de, İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu bu iddiaları yalanlamıştı. Efkan Ala, “Bugün orada polis silah da kullanmamış, herhangi bir gaz da kullanmamış. Dolayısıyla açık bir provokasyon var.” derken, Davutoğlu şöyle konuşmuştu: “Burada net olarak ifade etmek istiyorum; bunun, herhangi bir şekilde emniyet görevlilerimizin kurşunlarıyla öldürülmesi söz konusu değil. Orada ne fiili bir müdahale ne de gaz kullanımı söz konusu oldu.” Ancak olayla ilgili ‘yok’ denilen kamera görüntülerinin çıkması üzerine Mardin Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube’sinde görevli polis memuru H.V. tutuklandı. Alınan bilgiye göre, H.V., tutuklanmasının ardından Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na ikinci kez ifade verdi. Olayın bütün detaylarını anlatan polis, soruşturmanın seyrini de değiştirdi. H.V, şu bilgileri paylaştı: “Olay günü arkadaşlarım U.İ., O.Ç. ve M.N.G. ile birlikte Hayatin Bilgin Karakolu’ndaki görevimize başladık. Ben, U.İ. ve M.N.G. aracın önünde beklemeye başladık. Bir ara birkaç çocuk yanımıza geldi, sohbet ettik. Daha sonra 10-15 kişilik çocuk grubu bize taraf taş atmaya başladı. Unsur amirimiz U.İ., bana ve M.N.G.’ye çocukların bulunduğu tarafa aşırtmalı gaz atmamızı söyledi. M.N.G. aracın sol tarafındaydı. Benim başımda siyah bir bere vardı. M.N.G. çocukların üzerine aşırtmalı bir gaz attı. Bu atıştan sonra M.N.G. aracın arka tarafına gelerek burada bulunan av tüfeğini aldı. Kendi silahını bıraktıktan sonra benim arka tarafımdan aracın ön sağ tarafına geçti. Ben de gözetlemek için M.N.G.’nin bulunduğu yere doğru geçtim. Çocukların bulunduğu yere aşırtmalı bir şekilde gaz attım. Daha sonra M.N.G. de pompalı tüfeğiyle çocuklardan tarafa hedef gözetmeksizin 3-4 el ateş etti. Ateş ettiği esnada M.N.G.’nin başında da siyah bir bere vardı. Ateş etmesiyle birlikte yolun karşısında duran bir çocuk yere düştü. Çocuğun vurulduğunu ve M.N.G.’nin ateş ettiğini, ben ile birlikte U.İ. de net şekilde gördü. O.Ç. ise kameradan çocuğun net bir şekilde düştüğünü gördü. Çocuğun yere düştüğünü gören U.İ. aracın sol tarafından M.N.G.’ye hitaben ‘atma atma ne yaptın sen’ dedi. Daha sonra çocuğun düştüğü yere iki kişi geldi. Birisi çocuğu kucağına alıp gitti. O sırada M.N.G. elindeki silahı araca bıraktı ve biz de karakola geri döndük. Ancak M.N.G.’nin karakola nasıl döndüğünü görmedim. Karakola döndükten sonra unsur amirimiz bizden sorumlu kişi ile görüştü. Bu görüşmeden sonra M.N.G. başına bir kar maskesi taktı ve ateş ettiği noktaya gitti. Buradan langher ile attığımız gaz kapsülleri ile kendisinin pompalı tüfek ile attığı boş gaz fişeklerini toplayıp getirdi ve karakolun içine bir yere gömdü.”KİMSENİN TUTUKLANMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORDUKOlaydan bir gün sonra meslektaşı U.İ.’nin Kobra aracındaki görüntüleri izlediğini ve bir kopyasını yanına aldığını belirten H.V., şöyle devam etti: “Sonuç itibarıyla hem arkadaşımız M.N.G.’nin yanmaması hem de ekipten herhangi bir arkadaşa zarar gelmemesi için M.N.G.’nin tüfekle ateş ettiğini söyleyecek olmasına istinaden huzurunuzda vermiş olduğum ifadeyi verdim. Ben tutuklanınca her şey değişti. Çünkü biz bu dosyada kimsenin tutuklanmayacağını düşünüyorduk. Yapmadığım bir suç için cezaevindeydim. Bu nedenle ifademi değiştirdim ve tüm yönleriyle olayı size anlattım. Kesinlikle Nihat Kazanhan’ı ben öldürmedim. Nihat Kazanhan’ın ölümünden sorumlu kişi M.N.G.’dir.” Bu ifadeyi değerlendiren Cizre Sulh Ceza Hakimliği, ‘kasten öldürme’ suçundan hakkında dava açılan H.V.’nin tahliyesine karar verdi. H.V.’nin tahliyesinin ardından Ankara’da bulunan olayın şüphelisi M.N.G.’nin tutuklanarak cezaevine konulduğu öğrenildi.
ZAMAN :: GÜNDEM