“Herkes şapkasını önüne koysun”

RSS Gorseli   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Adana çalışmalarında önemli bir denge gözetiyor. Tümer, Adana’da bulunduğu süre içerisinde görüştüğü vatandaşların sorunlarını TBMM’ye taşımaya özen gösteriyor. TÜMER, ÇAY OCAĞINDA Adana’nın tüm ilçelerine belirli aralıklarla yaptığı[…]
5 Ocak Gazetesi Çukurovanın En İyi Gazetesi – Haberler

Kurtulmuş: “Herkes Gitsin Mahkemelerinde Hesabını …

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : Numan Kurtulmuş’un konuşması Hastane açılışından detaylar Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: ‘Türkiye’de biz devlet ve hükümet olarak terörle mücadelemizi verirken bütün siyasi partilerin de bizimle yan yana durmasını eş zamanlı olarak bu mücadeleye katkı sunmasını istiyoruz’ ‘İnşallah bu illeti en kısa zamanda sona erdireceğiz.
Haberler.Com

HERKES SUSSUN, OZANLAR KONUŞSUN. DİNLEYELİM

Fahrettin ÖZTOPRAK

Tarih şahitlik ediyor, 952 yılı öncesinin. Tarih, tasavvuf ve sosyoloji şahitlik ediyor, 610 yıl öncesinin. Memlük hükümdarı Kansugavi şahitlik ediyor, 500 yıl öncesinin. Buna yer ve gökler şahitlik ediyor. Ama, yine de inkarcılar çok. Onlar bir türlü şahitlik etmiyor. Bu gidişle de etmeyecekler. Hazreti Muhammet 5 Haziran 632 Cuma günü hutbe veriyor. “Şahit ol Ya rap” diyor. “Şahit ol Ya rap” diyor. “Şahit ol Ya rap” diyor. Başını yukarı kaldırmış. Gözünü ufka dikmiş. Tanrı’yı buna şahit tutuyor. Biliyor 3 gün sonra, Pazartesi günü ona varacağını. 72 saatlik bir zaman kalmış. Dakikalar, hatta saniyeler bile önemli. “Kadınların sizin üzerinizde hakkı vardır” diyor. Ama anlayan kim? O hakkı bilmiş. Her zaman da bilmiş. Bilge peygamber. Evet, o bilge peygamber. Her şeyin ne olduğunu çok iyi bilen peygamber. Biz Türk milleti olarak 300 yıl sonra Hallac-ı Mansur’un ruhu ile, böyle bildik, böyle belledik. Aklımızdan da bir an olsun çıkarmadık. Bu nedenle 1000 yıl boyu, 1932’ye kadar fitne ve fesattan ari yaşadık. İşte o gün Reşit Galip denen biri çıktı, içimize fitne fesatı soktu. Mustafa Kemal Paşa onu masadan boşuna kovmamıştı. Bu fitne fesat maalesef hiçbir zaman dinmedi. 20 Yüzyıl’daki Türkün ilk başbuğunu, Ahmet Zeki Velidi’yi, peşinden Atsız’ı öğretim görevliliğinden alan kimdi? Söyleyeyim, o. Güya andımızı yazan adam. Rüyalara bile girdi. Savaşları rüyaların kazandığını bile ileri sürdü. Nasıl ki, Beyaz Atlı Şehzade’yi Türkeş’in gözünden bir rüyanın yanlış yorumlanması düşürdü. Onun gibi bir şey işte. Oysa o yıl ölüp giden kimdi, bunu biliyor musunuz? Adı gereksiz. Yaşayan da 18 yıl daha yaşayacaktı.
Türkmendağı’na, Bayır Bucak’a, Kızıldağ’a ruhlar birikmiş, ama kimsenin bundan haberi yok. Ete kemiğe, cisme bürünen o ölümsüz ruhlar. Bir destan yazmışlar yeniden. Ama bu destanı okuyan çok az. Okuyanlar da oraya koşup varıyor. Gözleri o ölümsüz ruhları arıyor. Gören çok. Onlarla konuşan, sohbet eden çok. Hatta onlarla birlikte kımız içen çok. Bunlar gerçeği çok iyi biliyorlar. Göstermelik kelle keseni de. Şimdi o kelleci firarda. Bulsalar oyacaklar. Bu nedenle o kaçıyor. Sahtekar mı? Sürüsüyle. O da kendi gibi o sahtekarların içine karışıp gitmiş. Ama bir gün meydana çıkacak. Bu mukadder. Sağ ol Ahmet Varol. Sağ ol Ali Molla Musa. Sağ ol Dağların Kurdu. İnşallah öbür dünyada peygambere komşu olursunuz.
Biz 46 yıldır Caber’in özlemiyle yaşadık. Arif Nihat Asya’nın ve Hüseyin Nihal Atsız’ın özlemi 61-62 yıl sürdü. Bayır Bucak dedik her nefes alışta, kendimizi memleketimizin bayır bucaklarında bulduk. Asıl Bayır Bucak’a bir türlü erişemedik, ona varıp da kavuşamadık. Ama bu özlemle yaşadık.
Adil Şan kim midir? Rüyalarımda dile gelen sesti o, yıllar öncesinin, hatta 20-30 yıl öncesinin. Bunu siz bilmezsiniz, men bilirem. Rüyalarla savaş kazanılmaz ama, gelecekte olanlar görülür. Bunu da unutmayın.
37 yıl önce dağların karında kışında, Meraga ufuklarında ben vardım. Yollara Kürşatlar uzanmıştı, ölü. Nacar Dağı buna şahitlik etsin. Gözlüce köyü. Şemsettin ve oğlu Sadrettin Dinler. 37 yıl sonrasında Ak ülke. Ağlasın anamın memesi, Süt gölü. Şimdi karımış ama, varsın olsun. Gözlerim yaş ile dolsun.
Siz bilmezsiniz bu öyküyü. O köyü. Bilirse yine Beyaz Atlı Şehzade’m bilir. Komutan bile selam durmuştu ona, Ankara’dan sesini duyunca. Sağ selamet. Bize miras kaldı melamet. Böylece gördük Selameti ve Melameti. Ha unutmayın, Nesimi ne diyor:

Ben melâmet hırkasını kendim giydim eğnime
Ar ü namus şişesi bu, taşa çaldım, kime ne?

Kah çıkarım gökyüzüne, seyr ederim a’lemi
Kah inerim yeryüzüne, seyr eder a’lem beni

Ozanlar doğruyu söyler, hakkı söyler. Ozanlar yalan söylemez. Buna Yavuz Sultan Selim şahitti. Halep’e varınca, sordu: “Nesimi’nin derisi nerede yüzülmüştü?” Gösterip dediler, “İşte burada…” Yavuz; “Kazın” dedi. Kazdılar. Bir sandık dolusu altın ve mücevher buldular. Yavuz dedi. “İşte onun derisini yüzenlerin Allah’ı bu.” İşte onun bu sözü haktı. Hak da teslimiyet demekti. Yoksa Yavuz ne Kansugavri’yi ne de Tumanbay’ı yenebilirdi. Onu galip kılan, muzaffer kılan ağzından çıkan hak sözdü. Boşuna Yavuz, çeşmeye o şiirini yazdırmamıştı. Boşuna Evliya Çelebi o şiiri ve olayı nakletmemişti. Asırlar sonra yasaklasalar bile. Boşuna Atsız, Yavuz hayranı değildi. Boşuna Asya, “Biz de yoğuz, biz de yoğuz” dememişti. Elbette ki onların bir bildikleri vardı. Şah İsmail denen ne idüğü belirsizi mağlup etti diye kinlenseler, nefret etseler bile. Ama bilmezler ki, anasının boynuna ilmeği taktırıp boğduran kimdi? Şiayı kabul etmeyen bir Hanifi ananın sonu bu mu olacak? Hadi, yalan deyin bakalım. Dilleriniz kurur, Kerbela gibi. Boşuna zincirlerle dövünmeyin. O akılsız başınızdaki saçınızı yolun daha iyi. Ölen ölmüş, giden gitmiştir. Bu mukadderdi. Kimse önüne geçemezdi. Takdir buydu. Peygamber torununu özlemişti, can-ı gönülden. Siz hala neyin peşindesiniz? Neyin davasını güdüyorsunuz? Göklerden meleklerin buna seyirci kaldığını mı sanıyorsunuz? Dileyen dilemişti. O dileğin önüne kimse geçemezdi. Peygamber ağuşunu açmış, sevgili torununu bekliyordu. Ona sarılıp, kucaklayacaktı. Gül kokusunu onun da üzerine saçacaktı. Ama, siz bunu nereden bileceksiniz? Kalkıp bir de, “Biz peygamberin ümmetiyiz” dersiniz.

Adana Olay Haber

HERKES, HERAN ENGELLİ OLABİLİR

CHP Heyeti Bodrum’da Engelliler Yürüyüşüne katıldı.

Engelli, engelsiz tüm yurttaşların ayrım yapılmaksızın aynı haklara sahip olduğu belirten TÜRKMEN;

ÖNEMLİ OLAN ZİHİNSEL ENGELLERİ AŞMAKTIR” dedi.

TBMM Katip Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Av. Elif Doğan TÜRKMEN, Katip Üye ve İzmir Milletvekili Özcan PURÇU, Genel Başkan Yardımcısı Veli AĞBABA, Muğla Milletvekili Nurettin DEMİR ve CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai SEYMEN Bodrum’da, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle düzenlenen yürüyüşe katıldı.

İnsan haklarının eşit ölçüde herkese sağlanması, engelli bireylerin topluma kazandırılması amacıyla 3 Aralık’ın Dünya Engelliler günü olarak ilan edildiğini belirten TÜRKMEN, “önemli olan, zihinsen engelleri aşmaktır” dedi.

Sosyal hukuk devleti anlayışında, insanların hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit haklara sahip olduğunu kaydeden TÜRKMEN, engellilerin maalesef sosyal ve siyasi katılımda olduğu gibi ulaşım, istihdam ve eğitim alanlarında da toplumun diğer kesimleriyle eşit koşullara sahip olmadıklarını söyledi.

Bir ülkede toplumsal yaşama katılım hakkının her yurttaş için sağlanabilmesi için, etkin bir vatandaşlık bilincinin geliştirilmesi ve toplumsal eşitsizliklerin kaldırılmasıyla sağlanabileceğini ifade eden TÜRKMEN şöyle konuştu:

“Yaklaşık 9 milyon engellinin yaşadığı ülkemizde, engellilerin sosyal yaşama erişimi konusunda hala yetersizlikler yaşanmaktadır. Kamu kurumları ve belediyeler bu konuda zaman zaman örnek çalışmalar yapsalar da son derece yetersiz kalmaktadır. 2015 Türkiye’sinde hala engelliler için fiziki koşullarımız son derece yetersiz ve bu konuda yürütülen çalışmalar çok eksiktir.

HERKES, HERAN ENGELLİ OLABİLİR

Engelli veya engelsiz tüm vatandaşlarımızın hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın fırsat eşitliğinden yararlanmalarını ve toplumsal yaşamda etkin yer alabilmelerini sağlamalıyız. 10 dakika sonra engelli olacağımız empatisi ile yaşamalıyız. Ve bu anlayışı ülke yönetiminde de egemen kılmalıyız. Engellilerin önündeki fiziksel ve diğer tüm engellerin yıkılabilmesi için öncelikle düşünce yapısındaki, zihinlerdeki engelleri yıkmalıyız”BODRUM1BODRUM

Adana Olay Haber

Batman Dbp li Yüksek, Herkes Kaçak Elektrik Kullansın, …

Dbp’li Yüksek, ‘Herkes kaçak elektrik kullansın, o enerjiler bizimdir’ Batman’da Demokratik Bölgeler Partisi’nin ‘Hep Birlikte Öz Yönetime’ panelinin düzenlendiği sinema salonunun giriş kapısının önüne asılan ‘Halk Öz Yönetimi Tartışıyor’ yazılı pankart polis tarafından toplandı.
Haberler.Com

BAŞA DÖN