Çukurova Üniversiteli Bilim İnsanları bir ilke daha imza attı

RSS Gorseli   Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından ‘Çukurova Ortognatik Cerrahi Sempozyumu ve Kadavra Kursu’ düzenlendi.Kursta bir ilke imza atılarak, Türkiye’de ilk kez Çene ve Yüz Bozukluğu Cerrahisi eğitiminde kadavra kullanıldı… Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kürkcü ve Bilimsel Sekreteri Doç. Dr. Emre Benlidayı, sempozyum ve[…]
5 Ocak Gazetesi Çukurovanın En İyi Gazetesi – Haberler

Biz insanları siyasete çekmeye çalışıyoruz, devlet dağa itiyor!

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cizre’de 9 gündür süren sokağa çıkma yasağını ‘Kürtlere diz çöktürme’ operasyonu olarak yorumladı. Yaşanan zulme Türkiye’nin batısının sessiz kalmaması gerektiğini anlatan Demirtaş, “Gelin Cizre’ye! İnsanların neden dağa çıktıklarını anlarsınız. Biz insanları HDP’ye çekmeye çalıştıkça devlet dağa itiyor.” ifadelerini kullandı.

Cizre’ye ulaşmak için yürüyüşe geçen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’li iki bakan ve milletvekillerinin Cizre’ye girişine dün de izin verilmedi. Demirtaş, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nı da Cizre’ye 30 km mesafedeki Şırnak’ın İdil ilçesinde yaptı. Gündeminde Cizre’de yaşanan ve 9. gününe giren sokağa çıkma yasağı vardı. Kürtlerin iktidar eliyle cezalandırıldığını söyledi. Türkiye’nin batısının da Cizre’de yaşanan drama sessiz kalmaması gerektiğini anlattı. Silahların derhal devre dışı bırakılması gerektiğini anlattı. İşte Demirtaş’ın açıklamalarından satırbaşları:

BALDIRAN ZEHRİ İÇENLER NEREDE!: “Dün, ‘Çözüm süreci için baldıran zehri içmeye hazırım’ diyenlerin bunu ispatlama günüdür işte. Tam da o cesaretin, fedakârlığın yapılacağı günlere gelindi ama bir de bakıyorsunuz baldıran zehircileri ortada yok! Hani ne olursa olsun vazgeçilmeyecekti? Nerede o siyasetçiler? Kürsülerden baldıran zehri içmek kolay. Hadi baldıran zehri içelim. Biz hazırız.”

BU, DÜNYANIN HER YERİNDE FAŞİZMDİR: “Sırf bindiği otobüs Türkiye’nin doğrusundan geliyor ya da doğusuna gidiyor diye yolcuları indirip hakaret ettiler. Kimlik kontrolü yapıp tehditler savurdular, dövdüler, linç ettiler. Beraber lokanta esnafı olanlar bir akşam baktılar ki, esnaf komşuları dükkânlarını yakıyor. Mevsimlik işçiler sırf Allah onları Kürt yarattı diye saldırıya uğradılar. Çocuklarıyla birlikte evleri, çadırları, minibüsleri ateşe verildi. Bu dünyanın her yerinde faşizm olarak adlandırılır.”

KÜRT HALKINA DİZ ÇÖKTÜRME OPERASYONU: “Bu faşizmi bütün Türkiye cumhurbaşkanıyla, başbakanıyla izlediler. Bütün Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kurumları izlediler. Bu topraklarda, devletin resmi ideolojisini, tek dili ve tek dini kabul etmeyen herkese boyun eğdirilmesi istendi. Ve bu saldırılar boyun eğmeyen Kürt halkına haddini bildirme, diz çöktürme operasyonuydu.”

TCK’YI HATIRLATTIĞIM İÇİN SORUŞTURMA AÇILDI: “Parti olarak 400 yerde saldırıya uğradık. Ve çok şükür bütün bu olup bitenlerden sonra bir kişiye soruşturma açıldı. Kime? Bana açıldı. Ne demişim açıklamamda? Dedim ki kendinizi savunma, meşru müdafaa hakkınız var. Türk Ceza Kanunu’nun bir maddesini hatırlattım diye bana soruşturma açtılar.”

CİZRE YANARKEN BODRUM’DAKİLER MUTLU OLABİLİR Mİ?: “Eğer ki Türkiye’nin batısında yaşayanlar bugün Cizre’nin başına getirilenlere sessiz kalsak, yaşanan savaşın sona ermesi için yollarda olmazsak inanın ki bu ateş her tarafı yakar. Zannediyor musunuz ki Bodrum, Cizre’ye çok uzaktır. Her tarafı yakar. Cizre yanarken Bodrum’daki mutlu, huzurlu olabilir mi? İstanbul’daki, Edirne’deki Cizre’ye sessiz kalırsa, Cizre’deki trajediyi görmezse yarın bir gün kardeşlikten nasıl, huzurdan nasıl söz edecek.”

7 HAZİRAN’DAN SONRA NE DEĞİŞTİ?: “Ülkenin cumhurbaşkanı özellikle, sizler de samimiyseniz buyurun el ele verelim. Beraber önce bu kanı bir durduralım. Çağrılara, girişimlere olumlu cevap verin. ‘Operasyonlar son terörist kalıncaya kadar devam edecek’ demek yerine, iki yıl önce halka verdiğiniz sözleri hatırlayın. Ne diyordunuz ‘Geçmiş hükümetlerin yaptıkları hataları yapmayacağız’ diyordunuz. Ne değişti?

SİLAHLA BARIŞA ULAŞILIR MI?: “Silah er geç susar ve devre dışı kalır. Savaşların çözümü yok. Yüz yıl daha sürse PKK, PKK olarak orada kalacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ordusu olarak orada kalacak. Olan gencecik bedenlere, çocuklara olacak. Masadan kaçmak, masayı devirmek erdem değildir. Eller mutlaka tetikten çekilmeli ki, masaya dönülebilsin.”

DEVLET, GENÇLERİ DAĞA ZORLUYOR: “Bizler gençlerimizin silah kullanmasını istemiyoruz. AKP’nin yaptığı şey gençlere dağın yolunu göstermektir. Gençler bu yüzden dağa çıkıyor. Cizre’de ‘90’larda yaşanılanlar yüzünden gençler dağa çıktı. Sizin 9 gündür Özel Harekâtçıların yaptığı propagandayı 30 yıldır PKK yapmadı. Ben savcı olsam bütün bunları PKK’nın propagandası yaptıkları için soruşturma açarım.”

ŞIRNAK VALİSİ 1 KASIM SONRASINI DÜŞÜNSÜN!: “Vali, kaymakam suç işlemekten korkmuyorlar. Şırnak Valisi’ne sesleniyorum; hangi maddeye dayanarak sokağa çıkma yasağı koyma hakkını buluyorsun? Bunun için Parlamento’nun karar alması gerekiyor. Bir kentin sokağa çıkamaması büyük bir insan hakkı ihlalidir. Suç işliyorlar. Ben Şırnak Valisinin yerinde olsam kara kara düşünürdüm; ‘1 Kasım’dan sonra AKP giderse ben yargılanırım’ diye düşünürdüm. Normalde sokağa çıkmanın cezası 100 TL ama Cizre’de sokağa çıkanlara idam veriliyor. Cezası 100 TL olan şey Kürtlere idam olarak veriliyor.”

ZAMAN-POLİTİKA

BAŞA DÖN