Kaymakam Yaralanan Askeri Evinde Ziyaret Etti

Batman’ın Hasankeyf İlçe Kaymakamı Faruk Bülent Baygüven, Bingöl-Diyarbakır karayolunda yol kontrolü sırasında yapılan bombalı saldırıda yaralanan askeri evinde ziyaret ettiHasankeyf İlçe Kaymakamı Faruk Bülent Baygüven, Diyarbakır-Bingöl karayolu üzerinde bulunan Mermer Jandarma Karakolunda vatani görevini yapan ve karakol önünde yol kontrolü yapan askerlere yapılan bombalı saldırıda yaralanan Hasankeyfli Er Ali Yakut’u ziyaret etti.
Haberler.Com

Kaymakam silkeledi!

Akif ve Çanakkale Ruhu isimli konferansta açılış konuşması yapan Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu,toplumun manevi değerlerinden giderek uzaklaştığını söyledi.
Kaymakam Alibeyoğlu: ” Gelen şehit haberlerine bile üzülmediğimiz kadar futbol takımımızın yenilmesine üzüldük, çok hazın bir durum.”dedi.
Posof Kaymakamlığı organizasyonuyla, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferinin 101. Yıldönümü münasebetiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında “Akif ve Çanakkale Ruhu” konulu konferans düzenlendi.
Programda konuşan Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu ” Mehmet Akif Ersoy’suz Çanakkale’nin, Çanakkale’siz Mehmet Akif Ersoy’un olması düşünülemez. Akif, Asım’ın neslinden bahsediyor. Asımın nesli derken aslında bizim millet olarak İslam coğrafyasının tamamının ümmet olarak ihtiyaç duyduğu duygu ve düşünceye sahip, ekmekten sudan havadan daha çok ihtiyacımız olan geçliğin ruhunu anlatıyor. Yani Akif Asım’ın nesli derken acaba geçmişteki büyük ruhu büyük nesli mi anlatıyordu gelecekteki ümit bağladığı nesle mi işaret ediyordu onları sizin takdirlerinize bırakıyorum. Birçok değerimizi kaybettik birçok mukaddesatımız tarumar oldu. Bir zamanlar en ufak kırıntısına bile on binlerce yüz binlerce şehit verdiğimiz değerleri bile umursamaz olduk. Gelen şehit haberlerine bile üzülmediğimiz kadar futbol takımımızın yenilmesine üzüldük, çok hazın bir durum. Ülkemizin geçmiş olduğu ağır bir süreci takip etmekten ziyade televizyonlarda ki milletin maneviyatı ile tamamen ters, ruhuyla taban tabana zıt şeyler gençler için daha cazip hale geldi. İnşallah bu ve benzeri programlar ile ‘Çanakkale Ruhu’ bizim her birerlerimizin sinesinde inkişaf olur.” diye konuştu.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Aydın’ın sunumu ve Âşık Zeki Erdali’nin söz ve deyişleri eşliğinde Belediye Düğün Salonunda halka ve öğrencilere “Akif ve Çanakkale Ruhu” konferansı verildi.
Konferans saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından Merkez Camii İmam Hatibi Yaşar Mert’ın tilavet ettiği Kur’an-ı Kerim ile başladı.
Programda konuşan Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu ” Mehmet Akif Ersoy’suz Çanakkale’nin, Çanakkale’siz Mehmet Akif Ersoy’un olması düşünülemez. Akif, Asım’ın neslinden bahsediyor. Asımın nesli derken aslında bizim millet olarak İslam coğrafyasının tamamının ümmet olarak ihtiyaç duyduğu duygu ve düşünceye sahip, ekmekten sudan havadan daha çok ihtiyacımız olan geçliğin ruhunu anlatıyor. Yani Akif Asım’ın nesli derken acaba geçmişteki büyük ruhu büyük nesli mi anlatıyordu gelecekteki ümit bağladığı nesle mi işaret ediyordu onları sizin takdirlerinize bırakıyorum. Birçok değerimizi kaybettik birçok mukaddesatımız tarumar oldu. Bir zamanlar en ufak kırıntısına bile on binlerce yüz binlerce şehit verdiğimiz değerleri bile umursamaz olduk. Gelen şehit haberlerine bile üzülmediğimiz kadar futbol takımımızın yenilmesine üzüldük, çok hazın bir durum. Ülkemizin geçmiş olduğu ağır bir süreci takip etmekten ziyade televizyonlarda ki milletin maneviyatı ile tamamen ters, ruhuyla taban tabana zıt şeyler gençler için daha cazip hale geldi. İnşallah bu ve benzeri programlar ile ‘Çanakkale Ruhu’ bizim her birerlerimizin sinesinde inkişaf olur. Bütün İslam coğrafyasının bel bağlamış olduğu milletimizin istikbale emin adımlarla yürümesinin teminatı ve garantisi olan gençlerimiz ‘Çanakkale Ruhu’ ile donanır, vatanına milletine ve ondan merhamet bekleyen İslam coğrafyasına hatta dünya milletlerine kurtarıcı olur ve o milletlerde bizim milletimizin sayesinde insanlığın tadını çıkarır, insan olmanın farkına varır, birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu anlar. Bu vesile ile Oğuzhan Aydın hocamıza, Aşık Zeki Erdali’ye ve siz değerli halkımıza çok teşekkür ediyorum. Çanakkale bir destandır. Ama bu destanı yazanda İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’dur. Çanakkale şehitlerimizin ruhları şad olsun, gazi olup sonradan rahmet-i rahmana yürüyen gazilerimizin ruhları şad olsun, yeni şehitlerimizin ruhları şad olsun. Bu programın amacına uygun bir şekilde geçmesini temenni ediyor ve saygılarımı sunuyorum.” dedi.
Daha sonra sunumunu gerçekleştirmek üzere Âşık Zeki Erdal’in da sazıyla ve deyişleriyle eşlik ettiği Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Aydın, “Bugün 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferinin 101. Yıl dönümündeyiz. Geçen hafta “12 Mart Mehmet Akif Ersoy’u Anma ve İstiklal Marşının Kabulü” yıl dönümü kutladık. Şuan Ahıska Türklerinin bulunduğu mekândayız. Çünkü; Çanakkale, Ahıska, Yemen, Trablusgarp, Galiçya bunlar hepsi birbiri ile bağlantılı. 1976 da Ahıska Osmanlıdan ayrılınca Posof’lu Aşık Üzeyir Fakiri, Sultan Mahmut’a bir mektup göndermiş. Mektupta şunlar yazıyor, “Ahıska gül idi gitti, Bir ehl-i dîl idi gitti, Söyleyin Sultan Mahmud’a İstanbul kilidi gitti.” İstanbul’un kilidi Ahıska’nın gitmesi ile başladı. Osmanlı kuruluşundan itibaren 400 yıl boyunca hiçbir savaşta yenilmedi, toprak kaybetmedi toprak kazandı. Toprak eklenmekle kalmadı dünya devletlerine adalet ve barış götürüldü. 101 yıl evvel Çanakkale’yi kazanmamızın temelinde Allah sevgisi ve vatan sevgisi var. İnşallah Çanakkle Ruhu’nu bugün anlayacağız. Bir çiçeği dermektir, batan dikeni umursamadan; kelebeğin peşinde koşmaktır, geçen zamanın acımasızlığına inat, gördüğünde göğüs kafesini yerinden oynatan sevgiliyi, bir kalemde silebilmektir vatan… Anadır, sütü ak ve tertemiz. Şefkatlidir, atâdır, heybetlidir, uğruna can verip, senden ötesi boştur, diyebilmektir. İlâhî aşkın bu dünyada vücuda ilk geldiği mekânın adıdır. Gerisi mi? Onun olmadığı yerde kalan sadece viranedir. Çanakkalede de Mehmetlerimiz Düşmandan kaçmadılar, emre itaat ettiler ve şehadet şerbetini içtiler. Telli duvaklı gelinleri, beli bükük anaları, dert yoldaşı babaları ardında bırakıp ölüme adım adım koştular. Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil. Bu bedene ruh veren ve bizleri bizden sonraki nesillere taşıyacak hususiyetimizdir. Candır, yaratılmışı cânân eden. Ölmek sadece vadenin dolması ise eğer, varsın olsun, tüm insanlığa verilen bir gülücük te onun zırhı olsun. Çanakkale de şehadet şerbetini içen ve vatanı için geride anasını, babasını, eşinin, çocuğunu bırakan 7′den 70′e tüm fedakar şehitlerimizi rahmetle anıyor ve yeni neslinde ecdatlarının onlara emanet bıraktığı bu vatan için elinden geleni yapmasını ümit ederek hepinize teşekkür ediyor ve sözlerimi tamamlıyorum.” diye konuştu.
Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Aydın’ın konuşmasının ardından Aşık Zeki Erdali değişleri ile program devam etti.
Aşık Zeki Erdali;
“Söyle neler var dilinde Çanakkale günündeyiz.
Ardahan Posof elinde Çanakkale günündeyiz biz ordunun yanındayız.
Çok arzum varıdı senden sevdan yüklenmişti benden,
Ilgar dağının dibinde Çanakkale günündeyiz biz askerin yanındayız.
Çalar Erdal’ın teli böyledir Aşığın hali Posof Zülali’nin, Müdami’nin Evi
Çanakkale günündeyiz biz ordunun yanındayız.”
Aşık Zeki Erdali;
” Kurban olan komutanlar durun gardaşımı görem,
O babamın umuduydu ah durun gardaşımı görem.
Dertler bende tutam tutam ah ben bu derdi kime satam
Gardaşımı yalnız koymam bende gidem bile yatam.
Erdalım yanar tüterim ah ben bu dert ile biterim,
Gardaşımın silahıyla ben gider nöbet tutarım.
Âlemler görmesin rüya bu vatanı böldürmeyiz,
Birkaç tane çapulcuya bu vatanı böldürmeyiz.
Türk milleti kalmaz naçar,
Mevla’m bir gün kapı açar Eskişehir Van’a göçer
Bu vatanı böldürmeyiz düşmanları güldürmeyiz.
Erdalım böyle biliriz bu işten örnek alırız gerekirse hep ölürüz bu vatanı böldürmeyiz.”
Aşık Zeki Erdali’nin deyişlerinin ardından program sona erdi. Alper Turgut

Posof Sınır Gazetesi