Seçimden sonraki ilk anket! Patronlar kimi istiyor…

Dünya Gazetesi’nin haberine göre; “Yeni hükümet için ‘ideal’ formül hangisidir?” sorusunun yöneltildiği iş dünyası temsilcileri yüzde 43 ile AK Parti+CHP’yi ilk sıraya yerleştirdi. Bu koalisyon formülünü yüzde 24 ile AK Parti+MHP hükümeti takip etti. Ankete katılan her 4 işadamından biri …


Milliyet Siyaset

Ne utanmaz köpekleriz kimi görsek etekleriz

02tayfun

‘Üstadlar, iyi ki günümüzde yaşamamışlar, bu günleri görmemişler. Kendi fikirlerini dayatmaya çalışan, halkın kanını emerek beslenen günümüz sözde aydınlarını görselerdi taşlama yapacak halleri kalmaz, hücceten ölürlerdi!’

Bazen belirli olayları, belli kişileri anlatmak için kelimeler, sözcükler yetmez. Kelimeler, sözcükler yetersiz kalır…

Ama bazen ironik bir kaç cümle ya da bir kaç kıt’a çok şey anlatır.

Victor Hugo’nun, günümüzden yaklaşık 260 yıl önce yazmış olduğu “joyeuse vie” isimli şiiri de bunlardan biri.

“Ha gayret! yağmacılar, salaklar, sayın baylar!

Hazların etrâfına çöreklenin, şölen var!

Koşun! yeriniz hazır…

Baylar! hayat kısadır. Yiyin, için, eğlenin!

Sizlersiniz sâhibi bu tâlihsiz ülkenin!

Bu millet malınızdır!” diyor Viktor Hugo, “joyeuse vie” nin ilk kıt’asında.

Tevfik Fikret ise 102 yıl önce “Han-ı yağma” isimli şiiirinde;

“bu sofracık, efendiler-ki bekler yutulmayı

önünüzde titriyor-şu milletin hayatıdır

milletin ki acılı, milletin ki eşiğinde ölümün!

ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…

…yiyin, efendiler yiyin; bu can dirilten sofra sizin;

doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

verir zavallı memleket, verir ne varsa; malını,

varlığını, hayatını, umudunu, hayalini,

tüm olanca rahatını, olanca gönül balını.

hemen yutun, düşünmeyin haramını, helalini…

yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin;

doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

bu harmanın gelir sonu, kapıştırın gider ayak!

yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak!

bugün ki mideler sağlam, bugün ki çorbalar sıcak;

atıştırın, tıkıştırın kapış kapış, çanak çanak…

yiyin, efendiler yiyin; bu cümbüşlü sofra sizin;

doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” diyerek o da Viktor Hugo gibi kendi çağdaşı olan aydınlara, siyasetçilere bir kaç dörtlükle meramını anlatıveriyor!

Aziz Nesin, 1983 yılında kaleme aldığı “Ah biz ödlek aydınlar” adlı eserinin bir bölümünde şöyle diyor:

“(…) Büyük yurtsever Namık Kemal, çağdaşları olan aydınların kısa görüşlülüğünü, sorumsuzluğunu, ödlekliğini görüp dayanamamış da şöyle haykırmış:

Ne utanmaz köpekleriz

Kimi görsek etekleriz

Sabır, taşı bile çatlatır. Ama gün gelir aydının vurdum duymazlığı karşısında sabrın kendisi bile çatlar. Namık Kemal, salt çağdaşları için söylememiştir bu taşlamayı, ne uzak görüşlüymüş ki, daha o zamandan bizi bile görmüş.”

Üstadlar, iyi ki günümüzde yaşamamışlar, bu günleri görmemişler.

Kulaklarına fısıldanan fikirleri kendi fikirleri gibi dayatmaya çalışan, kendileri gibi düşünmeyenleri hemen “alçaklıkla”, “şerefsizlikle”,”hainlikle” suçlayabilen ve halkın kanını emerek beslenen günümüz sözde aydınlarını görselerdi taşlama yapacak halleri kalmaz, hücceten ölürlerdi!

Tayfun İçli

Eski devlet bakanı

Gündem

BAŞA DÖN