Kırmızı Kitap ve Emniyet raporuyla tutuklama yapan hakimlere, Özgenç’ten uyarı: Terörden yargılanırsınız!

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çatalkaya’nın hazırladığı sözde ‘paralel yapı’ raporuna tepkiler devam ediyor.

En sert eleştiri, Türk ceza kanunlarını hazırlayan ekibin başında bulunan ve AKP hükümetinin hazırladığı reform paketlerine önemli katkılar sağlayan ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç’ten geldi. Sosyal medya hesabından söz konusu raporun mahkemelere gönderildiğini ve bu rapora göre karar çıkarılması konusunda talimat verildiğini kaydeden Özgenç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Sulh ceza hâkimleri, bir cinnet metni olan ‘Kırmızı Kitap’ gibi, bu rapora da itibar ederek, tutuklama kararları verebilir. Bu yönde verilen ve verilebilecek kararlar, sadece hukuk adına yaşadığımız utanç verici durumumuzu daha da görünür kılacaktır.”

Raporu hazırlayan ve hazırlatanların terör örgütü üyeliğinden yargılanmalarını beklemenin kehanet olmayacağına dikkat çekti. “Kamuda, bu tür uygulamalara yol göstericilik yapabilecek, hatta öncülük edebilecek satın alınabilir görevliler bulmak, hiç de zor değildir.” tespitinde bulundu.

Emniyet Genel Müdürlüğü, Hizmet Hareketi ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi terör örgütü kapsamına sokmak için skandallarla dolu bir bilgi notu hazırlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Açılan algı davaları ve soruşturmalarda bu raporun dikkate alınması istendi. ‘Telekulak skandalı’nda adı geçen eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’ın 1999’da DGM’ye gönderdiği raporu referans alan, eski İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve yayın organı Aydınlık’ın Hizmet’e yönelik iftiralarını tekrarlayan söz konusu rapora hukukçular tepki gösterdi. İç Güvenlik Yasası ve sulh ceza hakimlikleri eksenli antidemokratik gelişmelere yönelik eleştirileriyle dikkat çeken Prof. Dr. İzzet Özgenç de raporun hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Özgenç, sulh ceza hakimliklerinin ‘cinnet metni’ olarak tanımladığı ‘Kırmızı Kitap’a (Milli Güvenlik Siyaset Belgesi) dayanarak karar verdiklerini hatırlattı. Mahkemelerin şimdi de söz konusu emniyet raporu çerçevesinde hüküm vermesinin amaçlandığını kaydederek, bu raporu hazırlayan ve hazırlatanların terör örgütü üyeliğinden yargılanacaklarına dikkat çekti. Özgenç, uyarılarını şöyle sıraladı:

Mahkemelere talimat

Emniyet Genel Müdürlüğü, Türkiye’de ‘varlığı’ yeni(den) ‘teşhis’ edilen bir ‘terör’ örgütüne, bu örgütün yapılanmasına ve faaliyetlerine ilişkin olarak bir ‘rapor’ hazırlamış. Hazırlanan bu raporun, bundan böyle söz konusu ‘terör’ örgütü bağlamında açılmış veya açılacak olan soruşturma ve kovuşturmalarda ‘hüccet’ oluşturacaktır. Yani, malum ‘terör’ örgütü bağlamında açılan davalarda, mahkemelerin hazırlanan bu ‘rapor’ çerçevesinde hüküm kurması amaçlanmakta ve irade buyurulmaktadır.

Hukuk adına utanç verici

Sulh ceza hakimleri, bir cinnet metni olan ‘Kırmızı Kitap’ gibi, bu rapora da itibar ederek, tutuklama gibi birtakım kararlar verebilirler. Bu yönde verilen ve verilebilecek olan kararlar, sadece hukuk adına yaşadığımız utanç verici durumumuzu daha da görünür kılacaktır.

Yapanlar ve yaptıranlar yargılanır

Önemle işaret etmek gerekir ki, zorlama yöntemlerle ve kullanılan kamu gücünün baskısıyla geliştirilen bu uygulamaların, bunları yapan ve yaptıranların da başka bir ‘terör örgütü’ mensubu olarak yargılanmaları sonucunu doğuracak endişesini taşımak, artık bir kehanet değildir. Kamuda, bu tür uygulamalara yol göstericilik yapabilecek ve hatta öncülük edebilecek satın alınabilir görevliler bulmak, her zaman için hiç de zor değildir.

Özgenç, talebi olmadan atandığı ÜAK üyeliğini bırakmıştı

Prof. Dr. İzzet Özgenç, 9 Aralık 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Üniversiteler Arası Kurul kontenjanından YÖK üyeliğine atanmıştı. Ancak başta Kırmızı Kitap, sulh ceza hakimlikleri ve İç Güvenlik Yasası olmak üzere AKP tarafından yapılan değişiklikleri sert bir dille eleştiren Özgenç, 1 Temmuz 2015 tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden istifa ettiğini duyurmuştu.

ZAMAN-GÜNDEM

76 polis, hukuksuz müfettiş raporuyla açığa alındı

Sahur operasyonuyla gözaltına alınan ve hukukun yerle bir edildiği muameleye maruz kalan polislerle ilgili yeni bir skandal yaşandı. 115 polisten 76’sının açığa alındığı öğrenildi. Hem savcılık hem de mahkemedeki sorgularında tek bir delil bile ortaya konulamayan polisler, İçişleri Bakanlığı’nın kararına itiraz edecek.Ergenekon hükümlüsü Doğu Perinçek’e bilgi sızdıran polis başmüfettişi Selim Kutkan’ın hazırladığı raporla gözaltına alınan 115 polisle ilgili skandal bir gelişme yaşandı. Mülkiye başmüfettişinin raporlarını değerlendiren İçişleri Bakanlığı, aralarında Ömer Köse ile Yurt Atayün’ün de bulunduğu 76 polisi açığa aldı. Polislerin avukatı Ömer Turanlı “Hukuksuz raporlarla açığa alınıyorlar. Tam bir skandal.” dedi. Kutkan’ın Balyoz CD’lerinde ‘Güvenilir, operasyon ve sorgu ekiplerinde görev alabilir’ diye adı geçtiği de ortaya çıktı.İstanbul’da sahur vaktinde gözaltına alınıp hukukun ayaklar altına alındığı bir sorgu sürecinden geçen 115 polisle ilgili yeni bir skandal yaşandı. 115 polisten 31’inin tutuklanmasına ilişkin dayanak yapılan müfettiş raporunun TEM şube müdürü iken İşçi Partisi’ne yapılacak operasyonu Aydınlık’taki akrabasına sızdıran Selim Kutan’ın yazdığı ortaya çıkmıştı. Şimdi de polislerin çoğunun serbest kalmasına, tutuklananlar için de hiçbir delil gösterilememesine rağmen emniyetçilerden 76’sının açığa alındığı öğrenildi.Alınan bilgiye göre, 76 polis hakkında İçişleri Bakanlığı mülkiye başmüfettişi tarafından idari soruşturma yürütülüyordu. Mülkiye başmüfettişi, 76 polisin tamamının açığa alınması doğrultusunda görüş bildirdi. İçişleri Bakanlığı da önceki gün bu rapor doğrultusunda emniyetçileri açığa aldı. Silahlarına ve kimliklerine el konulan polisler arasında eski İstanbul Terörle Mücadele şube müdürleri Ömer Köse ve Yurt Atayün de bulunuyor. Açığa alınanların tamamının ise Selam Tevhid Kudüs Ordusu soruşturmasını yürüten polisler oldukları belirtildi. Konuyu değerlendiren Avukat Ömer Turanlı, şu tepkiyi dile getirdi: “Hukuksuz raporlarla polisler açığa alınıyor. O raporlarda, gözaltına alınan polislerden biri 2008 yılında polis akademisinde öğrenciyken İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde yapılan bir dinlemeden suçlanmıştı. Biz mahkemede arkadaşın 2008 yılında göreve başlamadığını, o tarihlerde polis akademisinde öğrenci olduğunu belirtmiştik ve komiser arkadaşımız serbest kalmıştı. Şimdi o raporla açığa alındı. Bu, tam bir skandaldır.”Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Cerrah da skandal uygulamayı şöyle değerlendirdi: “Devletin gücünü eline geçiren siyasiler yolsuzluğa bulaştıkları için gerçekler ortaya çıkmasın diye cadı avına başladılar. Bu sürecin adı cadı avı, bunu da Başbakan’ın kendisi söyledi. Bugüne kadar bu iki kelimeyi bu kadar açık ve net kullanan bir siyasi lideri dünyada görmedik. Yapılan her şey sürecin adına uygun gelişiyor. Bu, tuzun kokmasından beri böyle. Şu anda devlete en büyük tahribatı hukuk dışına çıkanlar veriyor. Devletin gücünü eline geçiren dar oligarşik kadro, yolsuzlukların ortaya çıkmasıyla birlikte hukuk dışına çıkmaya başladı ve 7 aydır ülkede hukuksuz olan ne varsa yaşanıyor. Bunun diğer bir tehlikeli yanı ise insanların adalete olan inancı kalmadı. 17 ve 25 Aralık operasyonlarından sonra devlet artık hukuk dışına çıktı ve freni tutmayan kamyon gibi önüne geleni eziyor.”O müfettişin ismi Balyoz listesinde: Güvenilir personelSulh ceza hakimlerinin, 31 polisi tutuklamada referans aldığı raporda imzası bulunan Polis Başmüfettişi Selim Kutkan’ın, Ergenekon ve Balyoz soruşturmasında adı geçen isim olduğu da iddia edildi. Bugün Gazetesi’nin ‘‘O raporu yazan müfettiş Balyoz listesinde’’ başlıklı haberine göre, Balyoz davasında ele geçirilen 11 No’lu CD’nin içinde bulunan “GÜ­VE­Nİ­LİR EM­Nİ­YET PER­SO­NE­Lİ.do­c” belgesinde Selim Kutkan’ın da ismi yer alıyor. Belgede Kutkan’ın isminin karşısında “Güvenilir. Operasyon ve sorgu ekiplerinde görev alabilir” şeklinde not düşüldüğü görülüyor. Kutkan’ın, Aydınlık Dergisi’nde çalışan akrabasına bilgi sızdırırken dinlemelere takıldığı, bu nedenle görevinden alındığı ortaya çıkmıştı. 17 Aralık sonrası ise 24 polis başmüfettişine sipariş rapor yazdırılamayınca, Kutkan gibi Doğu Perinçek’in Aydınlık Dergisi ile irtibatlı isimlere bu raporlar yazdırıldı. Perinçek, “Cemaat’i bitirmede AK Parti hükümetine her türlü desteği veririz.” diye hükümete yakın gazetlerden Yeni Akit’e geniş bir röportaj vermişti.
ZAMAN :: GÜNDEM

BAŞA DÖN