Mali Müşavir Ali Türk, “Sakın Sigortasız İşçi Çalıştırmayın”

Adıyaman’da mali müşavirlik yapan Ali Türk, 2011 yılında yürürlüğe giren genç ve kadın istihdamını teşvik uygulamasının bu yıl sonunda bittiğini söyleyerek, bu nedenle işverenlerin acele etmesinde fayda olacağını hatırlattı.
Genç ve kadın istihdamının teşvik edildiğini ifade eden mali müşavir Ali Türk, “Genç ve kadın istihdamı teşvikinden yararlanabilmenin bazı şartları var” dedi.
Mali müşavir Ali Türk, sözlerine şöyle başladı; “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son on yıl içerisinde genç işsizliği oranı dalgalı bir seyir izliyor. Bu oran, 2008 yılında % 23,3 ile zirve yaparken, 2011 yılında %16,3’lük seviyeye düşmeyi başardı. Ancak bu yıldan sonra tekrar yükselme eğilimine girdi. Ülkemizde genç işsizliği son aylarda % 18-19 bandında seyrediyor. Yani oldukça yüksek seviyelerde. Ülkemizde kadın işsizliği de oldukça yüksek seviyelerde. Öyle ki erkek nüfusta işsizlik oranı % 9 iken kadın nüfusunda 13,5 düzeyinde. Genç ve kadın işsizliğindeki yüksek oranlar, 2008’den bu yana bazı önlemlerin alınmasına neden oldu. 2008 yılında getirilen genç ve kadın istihdamını teşvik uygulaması 2010 yılında sona erdi. Bunun üzerine 2011 yılında yeni bir teşvik sistemi daha getirildi ve bu teşvik uygulaması da 31 Aralık 2015 tarihinde sona erecek.Daha doğrusu eğer 31 Aralık 2015 tarihine kadar genç ve kadın işçi işe alırsanız teşvikten faydalanabileceksiniz. 2016’dan itibaren alınacak işçilerde ise bu teşvik uygulanmayacak. Genç ve kadın istihdamı teşvikinden yararlanabilmenin bazı şartları var. Bu şartlar şöyle:“İşçi 31 Aralık 2015 tarihine kadar işe alınmalı. Genç işçi 18-29 yaş arasında, kadın işçi ise 18 yaşından büyük olmalı. İşe alındığı tarihten önceki altı aylık dönemde işsiz olmalı. İşçi, ortalama sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılmalı. İşverenin SGK’ya borcu bulunmamalı ve prim belgelerini süresinde SGK’ya vermeli.”
“İşçi payını SGK’ya yatırmanız yeterli olacak”
“Eğer işe alınan genç ve kadın işçiler mesleki yeterlilik belgesine sahipse işveren primi 48 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu tarafından ödeniyor” diyen mali müşavir Ali Türk, şöyle dedi; “Mesleki yeterlilik belgesi yok ama mesleki ve teknik eğitim veren kurumlardan mezun olan ya da Türkiye İş Kurumu’nun düzenlediği işgücü yetiştirme kurslarını bitirenleri istihdam edenlere ise 36 ay süreyle teşvik sağlanıyor. Bu iki belgeye sahip olmayanları istihdam edenler için ise 24 aylık teşvik var.Eğer işçi, İŞKUR’a kayıtlı bir işsiz ise yukarıdaki sürelere 6 ay daha ilave ediliyor. Böylece teşvik süresi 54 aya yani 4,5 yıla kadar çıkıyor.Bu anlattıklarımız şu anlama geliyor: Eğer 31 Aralık 2015’e kadar saydığımız şartları taşıyan bir işçi işe alırsanız 54 ay boyunca işveren olarak SGK’ya işveren primi ödemeyeceksiniz. Sadece işçinin maaşından kesilen işçi payını SGK’ya yatırmanız yeterli olacak. Genç ve kadın istihdamının teşviki uygulamasından yararlanacak işverenlerin dikkat etmeleri gereken başka noktalar da var. İşyerinde yapılan kontrol ve denetimler sonucunda çalıştırdığı sigortalıları SGK’ya bildirmediği tespit edilen işverenler hakkında, bahse konu teşvik bir yıl süreyle uygulanmıyor. Yani işveren bir yıl boyunca teşvikten yasaklanıyor. Bu sebeple geçmişe dönük ceza yememek için sakın sigortasız işçi çalıştırmayın. Buna göre, mükellefin ve devletin ödemesi gereken gecikme-iade faizi oranının ve faizin başlangıç tarihinin aynı olması gereklidir. Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin olarak verdiği bir kararda belirtilen görüş benimsenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 10.02.2011 tarih ve 2011/37 sayılı kararında açıkladığı görüşü şöyledir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112’nci maddesinin dördüncü fıkrası ile mükellefl erden fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde, tahsilatın üzerinden çok zaman geçmiş olsa da istenen bilgi ve belgelerin teslimiyle yapılan iade talebinden sonraki üç ay içinde yapılmayan iadeler için bu üç ayın sonundan başlamak üzere düzeltme fişinin tebliğ edildiği güne kadar işleyen tecil faizinin vergi aslı İle beraber ödenmesi öngörülmektedir. Buna karşın aynı maddenin üçüncü fıkrası ile eksik tahsil edilen veya tahsil edilemeyen vergiler için mükelleflerden verginin ödenmesi gereken tarihten İtibaren ödemenin yapıldığı güne kadar İşleyen gecikme faizi alınmaktadır. Mülkiyet hakkı, herkese başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şey üzerinde dilediği biçimde yararlanma, tasarruf etme, başkalarına devretme, kullanma, biçimini değiştirme, harcama ve tüketme olanağı verir. İtiraz konusu kural, kamu kurumlan ile kişiler arasında kamu idarelerinin kamu gücüne dayalı yetkilerini kullanırken hatalı işlemleri nedeni ile oluşan alacaklı- borçlu ilişkilerinin borçlu olan kamu kurumları lehine bozulmasına sebebiyet vermektedir. Bunun yanında kamu kurumlarının borcunu ödemesini geciktirmede teşvik edici olmakta ve vatandaşların devlete olan güvenini sarsmaktadır. “
“İleriye götürülmesi ve mükellef haklarının genişletilmesine katkı sağlayacak”
Ali Türk sözlerini şöyle sürdürdü; “Vergi, devletin vatandaşlardan kamu gücüne dayalı ve karşılıksız tahsil ettiği bedel olsa da idarece yapılmış olan vergi tahsilatının fazla veya yersiz olduğu tespit edildikten sonra bu tahsilat mükellefler için bir “alacak” haline gelmektedir. Alacak hakkı mülkiyet hakkı kapsamında kişilerin temel haklarındandır. Kişiler yanlış veya yersiz vergi tahsilatı nedeni ile belli bir süre mülkiyetlerinde olması gereken bir meblağdan kullanma, tasarruf etme ve harcama şeklinde yararlanma imkanından mahrum kalmaktadırlar. Bu süre zarfında enflasyon nedeni ile paranın değerinde oluşan aşınma İle mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu mülkiyetin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirişinden yararlanmak imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır. İtiraz konusu düzenleme ile devlet fazla veya yersiz yapılmış tahsilatlar ile hazinesinde tuttuğu meblağı kişilere iade ederken üzerinden uzun zaman geçmiş olsa bile talep tarihinden üç ay sonra başlamak üzere işleyecek faizi ödemektedir. Düzenleme ile elde edilen kamu yararı kamu için öncelikli, genel menfaatleri koruyan, kamu hizmetlerinin sürdürülmesi İçin zorunlu bir durum arz etmemekte, sadece devlete başkasının mülkü üzerinde sebepsiz ve karşılıksız biçimde tasarruf etme hakkını vermektedir. Fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde, tahsilatın yapıldığı tarih yerine başvuru tarihinden üç ay sonra başlamak üzere İşleyecek faizin ödenmesine ilişkin kural, kişinin belli bir dönem İçin faiz gelirinden mahrum kalması sonucunu doğurarak genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin bozulmasına yol açmakla, bu durum hukuk devletinde korunması gereken mülkiyet hakkının ihlaline neden olmaktadır. Vergi Usul Kanunu’nda önümüzdeki dönemde yapılacak değişiklikler sırasında faiz ödeme başlangıç tarihinin ve gecikme faizi ile iade faiz oranlarının uyumlaştırılması, farklılıkların ortadan kaldırılması hukuk devleti uygulamalarımızın ileriye götürülmesi ve mükellef haklarının genişletilmesine katkı sağlayacaktır.”

Adıyamanda Bugün Gazetesi

BAŞA DÖN